Temelli: Dünyayı değiştireceğiz, Orta Doğu'yu değiştireceğiz, Türkiye’yi değiştireceğiz

Atılım Gazetesinin 25’inci Kuruluş Yıldönümü etkinliğine katılan Eş Genel Başkanımız Sezai Temelli gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Temelli, şöyle konuştu:

Karşımda "tek yol devrim" yazıyor. Bu yolun yolcularını, emek verenleri bir kez daha selamlıyorum. 25. direniş yılında Atılım Gecesinde bir kez daha bir araya geldik. 25 yıl boyunca bu mücadeleye emek verenleri selamlıyorum, teşekkür ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ettiğim gibi yitirdiğimiz herkesi huzurlarınızda saygıyla selamlamak istiyorum. Direniş yaşamaktır, direniş yitirdiklerimize verdiğimiz sözdür.

Direnişi büyütmenin sözünü veriyoruz

Çok ağır bedeller ödenerek bu yol kat ediliyor, bunu biliyoruz, bunun farkındayız. Bu 25 yılın, bu direnişin nasıl bir öykü olduğunu burada yaşadık. Bu 25 yıla baktığımızda köhnemiş bir sistem olan kapitalist sistemin bütün yıkıcılığını yaşadık. Bu 25 yıla dönüp baktığımızda bu ceberut iktidarın ırkçı faşist bütün saldırılarını yaşadık. Ama asla direnişten vazgeçmedik, asla geri adım atmadık. Bugünden yarına bu direnişi büyütmenin sözünü yan yana gelerek halkımıza, emekçilere, kadınlara bir kez daha veriyoruz.

Bu köhne sisteme karşı güçlerimizi birleştirdik

25 yıldan bahsediyoruz. Bir de 100 yıllık dönemi konuşmaya başlasak bu kadim halklar coğrafyasının ne büyük acılar yaşadığını görürüz. Son 25 yılda Orta Doğu'da ve Türkiye'de ceberut kafanın saldırıları arttı. Saldırılar giderek büyüdü. Bu saldırılara karşı bir direnişi örgütlemek gerekiyordu. Biz de öyle yaptık; yan yana geldik, HDK’de buluştuk. Yan yana gelerek faşizme karşı, bu köhne sisteme karşı güçlerimizi birleştirdik. Mücadele hattımızı hep birlikte ördük. HDK, başka bir yaşam mümkün diyenlerin, başka bir yaşamı var etme mücadelesinde buluştukları yerdi. Bir kongre siyaseti var ettik, orada buluştuk. O kongre siyasetinin partisi bugün 7 yaşında. 7 yıldır birleşik mücadeleyi büyütmeye devam ediyor. Kapitalizme karşı direniş ve mücadeleyi büyütmeye devam ediyor.

Bu faşist sistem yaşama dair ne varsa ona düşman

Kapitalizm, bu faşist sistem; emek düşmanıdır, işçi düşmanıdır, halk düşmanıdır, kadın düşmanıdır. Yaşama dair ne varsa ona düşmandır. İnsana düşmandır, sana, bana düşmandır. Düşmanlıktan, ırkçılıktan, ayrımcılıktan beslenen bir sistemdir.

Yıkıcılığı her yere taşıyan bir Erdoğan rejimi var

Bu sistemi 17 yıldan beri yürüten, neoliberal rejim şampiyonluğuna koşan, bu yıkıcılığı Kürt düşmanlığı ile her yere taşıyan bir Erdoğan rejimi var. 5 yıldır bu yıkıcılığını her yere yaydı, ülkeyi tecritleştirdi. İmralı'da Sayın Öcalan'a uygulanan tecrit her yere yayılmıştır.

Bu iktidar diktatörlük hayalleri kuran bir iktidardır, bu faşist iktidarı yıkacağız

Son 5 yıla baktığımızda bu iktidar Kürt düşmanlığı üzerinden kendini içeride, dışarıda her yerde dayatmaktadır. Bu iktidar bir kayyım rejimi kurma peşindedir. Bu iktidar diktatörlük hayalleri kuran bir iktidardır. O yüzden nasıl ki 25 yıldır bir direniş sürdürüyorsak o direnişi şimdi çok daha kararlı sürdürmek zorundayız. Bu iktidarı yıkmak zorundayız. Faşizmi yıkacağız, Türkiye'yi mutlaka ama mutlaka demokratikleştireceğiz.

Toplumu faşizm karşısında örgütlemeliyiz

Yıkacağız, gidiyorlar. Giderken de o yıkıcılıklarına son vermiyorlar. O yüzden dünden çok daha kararlı bir şekilde yan yana gelmeli, örgütlenmeliyiz. Toplumu faşizm karşısında örgütlemeliyiz. Toplumu, halklarımızı, emekçileri, kadınları savunmalıyız. HDP olarak, HDK olarak bizler bu mücadele birliğini, faşizme karşı mücadelede bir öncülükle yeniden hayata geçirmeliyiz.

Kayyımcı rejimle yol alamayacaklar

HDP'nin ve onun bileşenlerinin mücadelesine karşı her gün yeni bir saldırıyla karşılaşıyoruz. Ama yılmak yok, mücadeleye devam diyoruz. Bugün burada olmamızın nedeni bizlerin buluşmasını engellemeye çalışanlardır. Her şeyi yasaklama peşindeler. Önce bu ülkeyi açık cezaevine çevirdiler. Savaş ve şiddet politikalarını dayatıyor, kayyımcı bir rejimle yol almaya çalışıyorlar. Bunu başaramayacaklar. Bunu nereden biliyoruz? Geriye dönüp baktığımızda o direniş geleneğinden yoldaşlarımızın verdiği mücadeleden biliyoruz. Bu mücadeleyi ileriye taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu iktidarı yıkacağız. Sadece bu iktidarı, faşizmi yıkmakla kalmayacağız, başka bir dünyayı da inşa edeceğiz. Ortak vatanımızda Demokratik Cumhuriyeti mutlaka birlikte inşa edeceğiz. Sadece Türkiye'de değil, Orta Doğu'nun da beklediği barışı birlikte var edeceğiz.

Rojava'da ortaya çıkan o siyasi irade Orta Doğu'ya da Türkiye'ye de barışı getirecek

Bugün Suriye'de, Rojava'da savaşı dayatanlar, siyasi çözümün önünde engel olanlar savaştan beslenmeye devam ediyorlar. Biz de onlara diyoruz ki; nasıl ki Kobanê düşmedi; mutlaka ama mutlaka Rojava'da ortaya çıkan o siyasi irade de Orta Doğu'ya da Türkiye'ye de barışı getirecek. 

Dünyayı değiştireceğiz, Orta Doğu'yu değiştireceğiz, Türkiye’yi değiştireceğiz  

Yapmamız gereken tüm farklılıklarımızla, yan yana gelerek mücadeleyi büyütmektir, örgütlenmektir. Şimdi HDP olarak büyük kongremize gidiyoruz, büyük konferansımızı yapacağız. Hep birlikte tüm bileşenlerimizle, tüm yapılarımızla bir araya geleceğiz. Bu kongre büyük bir değişim ve dönüşümün adımı olacak. Bunu birlikte başaracağız. Marks 11’inci tezinde diyor ki; "Aslolan dünyayı değiştirmektir". Evet biz de diyoruz ki; dünyayı değiştireceğiz, Orta Doğu'yu değiştireceğiz, Türkiye’yi değiştireceğiz. O yüzden de diyoruz ki; işçiler, emekçiler, kadınlar, yoksullar birleşin, bu iktidarı da bu köhne zihniyeti de gelin hep birlikte yıkalım.

Bir kez daha Atılım'ın 25’inci yılı vesilesiyle, bu direnişin 25 yılında emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bugün ikinci 25 yılın ilk günü. Bugünden sonra da yolunuz açık olsun.

22 Kasım 2019