Mülteci ölümleri son bulmalıdır

Hükümetin son derece değişken, mültecilere statü sağlamayan ve onlara kendilerini güvende hissettirmeyen politikaları mülteci kaçakçılığı ve mülteci ölümlerini yeniden gündemin üst sıralarına getirdi.

Hükümetin İdlib'de karşı karşıya kaldığı trajedi nedeniyle gündemi değiştirmek için 'sınırları açıyoruz artık Avrupa'ya geçebilirsiniz' demesinin akabinde, televizyon ekranlarından mülteci başına kaç lira aldıklarını fütursuzca dillendirebilen mülteci kaçakçıları için İran, Afganistan, Pakistan, Bangladeş'ten gelip Van ve Türkiye'nin diğer illeri üzerinden Avrupa'ya geçmek isteyen mülteciler başka bir kirli bir pazar oluşturuyor.

Mülteci can kayıpları özellikle kışın dağlarda yaşanıyor; yollarda trafik kazaları ya da batan teknelerde ölüm onları bekliyor. Son olarak Van Gölü'nde 26 Haziran'da batan teknede ölen mülteci sayısı bilgisine kamuoyu hala sahip değil. 100'ü aşkın mülteciden şu ana kadar 7'sine ulaşılabildi.

Türkiye'nin mültecilerin kazalarda, donarak ya da nehir ve göllerde boğularak öldüğü bir mülteci mezarlığına dönüşmemesi için; hükümeti derhal uluslararası yasalara ve kendi imzaladığı metinlere uygun bir mülteci politikası uygulamaya ve mültecilerin statüsünü tanımaya çağırıyoruz.

Halkların Demokratik Partisi Göçmen ve Mülteci Komisyonu olarak hükümetin insan kaçakçılığı ve mülteci ölümlerini engelleme konusundaki sorumluluğunu hatırlatarak, bu konuların yakın takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.

Gülsüm Ağaoğlu
HDP Göçmen ve Mülteciler Komisyonu Eş Sözcüsü
2 Temmuz 2020