İktidar Cemil Kırbayır dosyasını kapatmak istiyor

Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcımız Ümit Dede'nin açıklaması:

12 Eylül 1980 darbesinden bir gün sonra Ardahan’ın Okçu Köyündeki evinden gözaltına alınan ve gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın yıllar sonra açılan dosyası, zamanaşımı bahane edilerek iktidar tarafından kapatılmak isteniyor. 

2011 yılında dönemin başbakanı Erdoğan’ın Dolmabahçe Sarayı’nda Cumartesi Anneleri ve Cemil Kırbayır’ın 103 yaşındaki annesi Berfo Anne ile görüşmesinden sonra TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nda “gözaltında iken kayboldukları iddia edilen kişilerin akıbetinin araştırması” amacıyla bir alt komisyon oluşturulmuş, bu komisyon Cemil Kırbayır’ın da akıbetini araştırmıştır. Komisyon, Cemil Kırbayır’ın gözaltında gördüğü işkence sonucunda hayatını kaybettiği ve cesedinin ölümüne sebebiyet veren kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığı kanaatine ulaşmıştır. Bunun üzerine yeni bir soruşturma başlatılmış ancak Kars Savcılığı tarafından 1986 yılında Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedilmesine ilişkin başlattığı soruşturma sonucu 2002 yılında takipsizlik kararı verildiği ortaya çıkmıştır. Bu takipsizlik kararı Kırbayır’ın ailesine teslim edilmemiş, dosya kapatılmıştır. Bu kararının 2014 yılında Kırbayır’ın ailesine tebliğ edilmesinden sonra yapılan itiraz üzerine takipsizlik kararı kaldırılmıştır. Soruşturmayı sonlandırıp dava açmayan Kars Cumhuriyet Başsavcılığı 2019 yılında “kanun yararına bozma” talebi ile dosyayı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü’ne göndermiş, takipsizlik kararını kaldıran kararın kaldırılmasını istemiştir. Bakanlık da Yargıtay’a başvurarak dosya hakkında zamanaşımı bakımından “kanun yararına bozma” kararı verilmesini talep etmiştir. Yargıtay’ın, Bakanlığın talebini kabul etmesi halinde Cemil Kırbayır’ın yıllardır açılmayan dosyası, zamanaşımı nedeniyle kapatılacaktır. 

Zorla kaybetme suçunda zamanaşımından söz edilemez. Bu suç, insanlığa karşı suç olması sebebiyle zamanaşımına tabi değildir, olamaz. Zorla kaybetme suçu, kaybedilen kişinin akıbeti ortaya çıkarılana kadar devam etmek durumundadır. Kaybedilen kişinin akıbetine ilişkin belirsizlik devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin her gün yeniden başladığı varsayılır ve zamanaşımı süresinin dolduğu iddia edilemez. 

Cemil Kırbayır’ın akıbetine ilişkin gerçekler 40 yıldır karanlıkta bırakılmış ve gizlenmiştir. Kırbayır ve daha nicelerini katleden kamu görevlilerinin soruşturulmaları ve yargılanmaları engellenmektedir. Kamu görevlilerinin işledikleri her suçta her daim devreye giren devletin yıllardır sürdürdüğü “cezasızlık zırhı” politikası devam etmektedir. 

Yargıtay, Cemil Kırbayır dosyasında insan haklarına ve evrensel hukuk değerlerine uygun bir şekilde karar vermelidir. Baroları, aydınları ve tüm demokratik kamuoyunu Cemil Kırbayır dosyasında 40 yıldır sürdürülen hukuksuzlukların karşısında olmaya, adaletin yerini bulması için harekete geçmeye çağırıyoruz.

 

Ümit Dede

HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı

16 Eylül 2020