Buldan: 82 milyon için, Zap Suyu ile Meriç'i buluşturmak için yola çıktık

Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşümüzün Edirne kolunun ilk durağı Edirne Cezaeviydi. Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan başkanlığında milletvekillerimiz, MYK ve PM üyelerimiz ile parti yöneticilerimizden oluşan heyetin Edirne Cezaevi önünde açıklama yapması engellendi. Cezaevi yakınında açıklama yapan Buldan, şu ifadeleri kullandı: 

Bugün Edirne Cezaevi önünde açıklama yapmak için buraya geldik. Aslında amacımız burada açıklama yapmak değildi. Amacımız Edirne Cezaevinin kapısının önünde açıklama yapmaktı. O utancı bütün Türkiye’ye göstermekti. Bir halkın iradesini cezaevi içerisine tıkmak, bir halkın iradesini gasp etmek ve rehin olarak tutmak ne demekmiş bunu göstermekti. Ancak bugün Edirne’de, Diyarbakır’da, Hakkari’de, Van’da; Türkiye'nin birçok kentinde illere giriş ve çıkışlar yasaklandı. Halkların, insanların kentlere girişleri antidemokratik bir şekilde, meşru olmayan bir şekilde yasaklandı.

Bu engellemeler bizim mücadelemize engel olamaz

Bugün Edirne İl Örgütümüzün önü ablukaya alındı ve Edirne halkıyla bizim buluşmamız engellendi. Bu sadece buraya özgü değil. Bizi asla yıldırmayacak olan bu engellemeler, bu yasaklar; bizim barış, demokrasi, adalet, hukuk, özgürlükler mücadelesini yürütmemize asla engel olmayacaktır. 

Bugün en büyük sorun AKP Hükümetidir

Türkiye’nin en büyük sorunu bu ülkeyi yöneten AKP hükümetinin Kürtlere, Alevilere, kadınlara, Ermenilere ve Türkiye’deki muhalif kesimlere olan baskısıdır, şiddetidir ve inkarıdır. Evet bugün bu ülkeyi yönetenler Kürtlerin mezar taşlarını tahrip edip kırarak Kürt halkından intikam almaya çalışıyor. Bugün bu ülkeyi yönetenler, Alevilerin cemevlerine saldırarak, ibadethanelerini kırarak, yakarak haksızlık ve hukuksuzluk yapıyor. Bu ülkeyi yönetenler, kiliseleri tahrip ederek Ermeni halkından intikam almaya çalışıyor. Bu ülkeyi yönetenler kadınların tacize, tecavüze ve katliama uğramasına sessiz kalıyor, göz yumuyor ve bunun önlemini almıyor. Bugün Kürt halkının, Alevilerin, Ermenilerin, Süryanilerin, kadınların, gençlerin, çocukların sorunu vardır bu ülkede. Ama en büyük sorun AKP hükümetidir. AKP hükümetinin yasaklayan ve müdahale eden tarzı, AKP hükümetinin inkarcı tarzı ve bu ülkeyi yönetme tarzıdır bu ülkede sorun olan.

Sadece HDP için değil 82 milyon için yola çıktık

Biz bugün darbeye karşı demokrasi mücadelesini yürütürken, bu yürüyüşü düzenlerken, sadece HDP’nin ya da sadece Kürtlerin değil, Türkiye’de yaşayan 82 milyon insanın kardeşçe, barış içerisinde ama özgürce yaşayabileceği bir geleceği vaat ederek yola çıktık. 

Yürüyüşümüz Türkiye adalete kavuşana dek devam edecek

Bizim yürüyüşümüz dün başlayan yarın bitecek olan bir yürüyüş değildir. Bizim yürüyüşümüz uzun soluklu, demokrasiye, barışa ve adalete kavuşana dek devam edecek olan bir yürüyüştür. 

Bugün cezaevlerinde binlerce insan var. İşte bu yürüyüş, cezaevlerinde olan arkadaşlarımızın, yoldaşlarımız özgürlüğüne kavuşana dek devam edecek olan bir yürüyüştür. Burada, Edirne Cezaevi’nde, milyonların iradesi olan Selahattin Demirtaş ve Abdullah Zeydan özgürlüğüne kavuşana dek devam edecek olan bir yürüyüştür. Bu yürüyüş Gültan Kışanak’ın Sebahat Tuncel’in İdris Baluken’in, Bekir Kaya’nın, Osman Kavala’nın iradesinin gasp edilmesine karşı başlatılan bir yürüyüştür.

Biz hakları gasp edilen milyonların sesiyiz

Leyla Güven'in, Musa Farisoğulları’nın, Enis Berberoğlu’nun haksız ve hukuksuz şekilde milletvekilliklerinin düşürülmesine karşı bir yürüyüştür. Barışı, demokrasiyi isteyen cezaevindeki aydınlar, yazarlar, akademisyenler özgürlüğüne kavuşana dek devam edecek olan bir yürüyüştür. Çünkü biz sadece bir halkın, bir topluluğun ya da bir kesimin değil bugün mağdur edilen, hakları gasp edilen milyonların sesiyiz. 

Yürüyüşümüz Zap ile Meriç’i buluşturmaya yönelik bir yürüyüştür

HDP, bugün Türkiye’de milyonların oyunu alan bir partidir. Böyle kısıtlamalarla, halkımızla bir araya gelişimizi engellemekle HDP’yi engelleyeceklerini zannedenler büyük yanılıyorlar. HDP duracak, HDP taviz verecek, HDP boyun eğecek, HDP diz çökecek bir parti değildir. Bugün amacımız Hakkari'deki Zap Suyu’yla Edirne’deki Meriç Nehri’nin buluşmasına dair bir yürüyüştür. 

AKP’nin yaptığı irade gaspıdır, siyasi darbedir

Biz biliyoruz ki siyasi darbeler sonucunda milyonlarca insanın hakkı ve hukuku gasp edildi. Bu ülke yıllardır aslında darbelerle mücadele eden bir ülkedir. Askeri darbeler karşısında milyonların bir araya geldiği, darbelere karşı durduğu bir ülkedir. Ancak AKP hükümetinin yaptığı siyasi bir darbedir. Gasp iradesidir ve Türkiye halklarının seçmiş olduğu milletvekillerine, belediye eşbaşkanlarına, onların temsilcilerine dönük bir irade gaspıdır. Bu irade gaspını asla tanımıyoruz, asla kabul etmiyoruz. 

HDP umut vermeye devam edecek

Bu sorun inkar ederek, bu sorun yok sayarak, bu sorun insanları cezaevlerine tıkarak, bu sorun ölerek ve öldürerek çözülecek bir sorun değildir. Bu sorun müzakereyle, bu sorun karşılıklı konuşmayla ama aynı zamanda hakkımızı, hukukumuzu arama yollarıyla çözülür. Bizler HDP’liler, HDP etrafında kenetlenen milyonlar olarak, bugün Türkiye’ye, Türkiye halklarına sesleniyoruz: HDP umut vermeye devam edecek. HDP Türkiye halklarının barışını, demokrasisini, özgürlüğünü hakkını ve hukukunu savunmaya devam edecek. 

Bu yol uzun soluklu bir yoldur; selam olsun bu uzun yolculuğa çıkanlara

HDP kadınların, gençlerin, çocukların hakkını ve hukukunu savunmaya devam edecek. Kimsenin kaygısı, kimsenin şüphesi olmasın. Bu yol uzun soluklu bir yoldur. Selam olsun bu uzun yolculuğa çıkan tüm yoldaşlarımıza, tüm arkadaşlarımıza. Bu yürüyüş ve mücadele devam edecek. Bir selamı da Sevgili Selahattin Demirtaş ve Abdullah Zeydan’a gönderiyoruz. Onların şahsında cezaevlerindeki tüm arkadaşlarımızı selamlıyoruz. 

15 Haziran 2020