Yaşanan son katliam karşısında Türkiye’nin İsrail’le devam eden tüm ticari ve ekonomik anlaşmaların iptal edilmesi aciliyet taşımaktadır.

Yaşanan son katliam karşısında Türkiye’nin İsrail’le devam eden tüm ticari ve ekonomik anlaşmaların iptal edilmesi aciliyet taşımaktadır.

Meclis Grubumuz, Grup Başkanvekilimiz Filiz Kerestecioğlu imzasıyla İsrail Hükümeti ile AKP Hükümeti arasında yapılan siyasi, iktisadi ve askeri anlaşmaların iptal edilerek, diplomatik ilişkilerin gözden geçirilmesi ve İsrail’e ekonomik ve ticari yaptırımlarda bulunulması amacıyla Genel Görüşme talep etmiştir:

GEREKÇE

Filistin Halkı’nın “büyük felaket” olarak tanımladığı Nakba’nın 70. yıl dönümünde İsrail Hükümeti’nin başkentini tek taraflı bir kararla Tel Aviv’den 3 semavi din için de kutsal kabul edilen Kudüs’e taşıma girişimi, Filistin Halkı ile İsrail Hükümeti arasındaki çözümsüzlüğün giderek daha fazla derinleşmesine sebep olmaktadır. ABD’nin söz konusu girişimi korkunç bir katliamla sonuçlanmıştır. Protestolarda, İsrail kolluk güçleri tarafından şimdiye kadar 59 Filistinli yurttaş öldürülmüş, 2700 kişi de yaralanmıştır.

Filistin halkının 1948’den bu yana kendi topraklarında mülteci konumuna sokulması ve İsrail Hükümetlerinin yeni yerleşim alanlarını uluslararası hukuka aykırı bir şekilde inşaya açmaya devam etmesine başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bölge hükümetleri seyirci kalmaktadır. Bu durum Filistin halkının siyasal, toplumsal ve ekonomik sorunları giderek ağırlaşmaktadır. Başta Gazze olmak üzere Filistin kentleri yoğun bir abluka altında tutulmakta, Filistin halkı kendi topraklarından göçe zorlanmaktadır.

Son yıllarda İsrail Hükümeti’nin Filistin halkına karşı uyguladığı sistematik baskılar ve sayısız yargısız infazlar halklar arası barış zeminini giderek zorlaştırmaktadır. Bu durum, İsrail Hükümeti’nin de işine yarayacak şekilde Filistin’de radikalizmi yaygınlaştırmakta ve her iki kesimden de sivil kayıplara sebep olmaktadır. İsrail Hükümeti, sahip olduğu uluslararası medya ağı ve diplomatik avantajı sayesinde Filistin halkının özgürlük mücadelesini ve direnişini kriminalize etmektedir. Uluslararası konjonktürün sağladığı avantaj sayesinde İsrail Hükümeti, Filistin halkı ile uzlaşmak yerine Siyonist politikalarını gerçekleştirmeye odaklanmaktadır.

İsrail Hükümeti, Filistinlilere karşı sistematik bir baskı uygularken, AKP İktidarı başta olmak üzere birçok bölge hükümeti İsrail ile askeri, siyasi ve ekonomik anlaşmalar yapmaya devam etmektedir. Filistin’in yanında durduğunu iddia eden hükümetler, çıkarları doğrultusunda İsrail Hükümeti’nin politikalarına doğrudan veya dolaylı destek sunmaktadır. Bu nedenle İsrail Hükümeti yerine maalesef Filistin halkı her açıdan izole edilmiş durumdadır. AKP İktidarının Filistin’e desteği Hamas’a desteğiyle sınırlı olmuş; son yıllarda AKP İktidarının İsrail ile kurulan ilişkilere bağlı olarak Hamas ile de ilişkilerini zayıflatmaya başlamıştır.

İsrail Hükümeti, başta bölge Hükümetleri olmak üzere ABD, Birleşik Krallık ve Almanya gibi hükümetler tarafından desteklenerek İsrail hükümetlerinin Siyonist yayılmacı politikalarına destek sunulmuştur. AKP İktidarı da Filistin-İsrail krizinde bu hükümetlerle birlikte hareket etmekten rahatsızlık duymamaktadır. 2000 yılında 1 milyar dolar olan Türkiye-İsrail ticaret hacmi 2017’de 5 milyar dolara ulaşmıştır. Filistin ablukasının ve infazların en fazla olduğu 2014’te ise 6 milyar dolara yakın bir ticaret hacmi gerçekleşmiştir.

Dünya çapında silah ihracatında %11 gibi büyük bir paya sahip olan İsrail ile Türkiye, 2014 Gazze ablukasının en ağır olduğu ve Mavi Marmara katliamının yaşandığı dönemlerde dahi Türkiye İsrail ile silah ve modernizasyon anlaşmalarında 2014 itibariyle 12. büyük ortak durumundaydı. AKP İktidarı, Gazze direnişini bir kenara bırakıp, katledilen vatandaşları için 20 milyon dolar kan parası karşılığında ulusal ve uluslararası davaların düşmesi sağlamıştır. 20 Milyon dolar resmi bir tazminat olmamakla birlikte gayri resmi bir şekilde transferi gerçekleştirilmiştir. İsrail Hükümeti, resmi bir özürde de bulunmamıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, telefon aracılığıyla bir özür iletildiğini iddia etse de, bu özrün uluslararası hukukta herhangi bir bağlayıcılığı ve karşılığı yoktur. Ancak AKP İktidarı, İsrail Hükümeti’ne gösterdiği tolerans ve destek sayesinde ticaret ve silah anlaşmalarını sürdürmeye devam etmiştir. Ardından İsrail’in insansız keşif uçağı olan heron satın alımını gerçekleştirmiştir.  Türkiye, İsrail ile petrol ticaretini de devam ettirmektedir. Dünyadaki tüm tanker hareketlerini takip eden TankerTrackers sitesindeki istatistiklere göre, sadece geçen ay Ceyhan’dan İsrail’e 1,5 milyon varil petrol sevk edildiği ortaya çıkmıştır. Yaşanan son katliam karşısında Türkiye’nin İsrail’le devam eden tüm ticari ve ekonomik anlaşmaların iptal edilmesi aciliyet taşımaktadır.

İsrail Hükümeti ile AKP Hükümeti arasında yapılan siyasi, iktisadi ve askeri anlaşmaların iptal edilerek, diplomatik ilişkilerin gözden geçirilmesi ile İsrail’e ekonomik ve ticari yaptırımlarda bulunulması, yaşananların sadece AKP hükümetini değil, tüm Türkiye halklarını ve bölge halklarını ilgilendirdiği gerçekliğinden hareketle TBMM’nin bilgilendirilmesi ve sağlıklı bir dış politikanın belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98 inci ve İçtüzüğün 101, 102, 103 üncü maddeleri uyarınca HDP Grubu adına ivedilikle genel görüşme açılmasını talep ediyoruz.

15 Mayıs 2018