Kürtçeye yönelik süregelen baskı ve engellemelerin Kürt dili üzerindeki olumsuz etkisinin araştırılmasına ilişkin önergemiz

Kürtçeye yönelik süregelen baskı ve engellemelerin Kürt dili üzerindeki olumsuz etkisinin araştırılmasına ilişkin önergemiz

Van Milletvekilimiz Murat Sarısaç, baskı ve engellemelerin Kürt dili üzerindeki olumsuz etkisinin belirlenmesi için TBMM'ye sunduğu araştırma önergesi:

GEREKÇE

Türkiye Cumhuriyeti üzerinde kurulduğu coğrafya itibariyle dilsel ve kültürel açıdan adeta halklar bahçesidir. Bu coğrafyada Kürtler de diğer halklarla birlikte ortak kültürel ve tarihsel mirasın hem üreticisi hem de sürdürücüsü olagelmişlerdir. Bugün Kürtler başta Türkiye olmak üzere Irak, İran, Suriye, Ermenistan, Lübnan, Mısır, Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Afganistan, Pakistan, Avrupa Birliği ülkeleri, Japonya vb. birçok ülkede yaşamaktadırlar. Türkiye’de yaşayan Kürtlerin sayısı muhtelif kaynaklara göre 15 ila 25 milyon arasında iken Kürtlerin toplam nüfusunun 40 ila 50 milyon arasında olduğu belirtilmektedir.

Buna rağmen Kürtçe (Kurmanci, Kırmançki) geçmişten bugüne değin sürekli baskıların ve yasakların hedefi olmuştur. Kürt dili hiçbir zaman anayasal güvenceye kavuşturulmamış ve Kürtçenin geliştirilmesi için gerekli tedbirler alınmamıştır. Her ne kadar zaman içinde Kürtçe üzerindeki yasaklar kalksa da bir dilin yaşayıp gelişmesini sağlayacak hayati adımlar hiçbir zaman atılmamıştır. Bugün de Kürtçe anadilde eğitim hâlâ yasaktır. Kürtçenin anayasal güvenceye alınmaması ve eğitim dili olarak kabul edilmemesi gibi nedenlerle büyüyen önyargılar; Kürtçe konuştuğu için insanların linç edilmesine, hatta öldürülmelerine bile neden olmaktadır.

Devletin ilgisizliğinde rağmen Kürtler, kendi dillerini ve kültürlerini korumak amacıyla birçok defa kendi kurumlarını açmışlardır. Bunun sonucunda Kürt halkı; FerzadKemanger İlkokulu, Mezopotamya Kültür Merkezi, İstanbul Kürt Enstitüsü, Kürt dili Araştırma ve Geliştirme Derneği, Ahmede Hani Dil Akademisi gibi kurumlar ile Kürtçe yayın yapan birçok televizyon açmayı, dergi ve gazete yayınlamayı başarmışlardır. Bununla birlikte Kürt halkı, Kürt dilbilimci Celadet Ali Bedirhan’ın Şam’da ilk sayısı 15 Mayıs 1932 yılında Kürtçe yayınlanan Hawar dergisinden dolayı 2006’dan beri 15 Mayıs’ı Kürt dili Bayramı olarak kutlamaktadır. Kürt halkı her yıl 15 Mayıs’ta düzenlediği etkinliklerle Kürtçeye yönelik farkındalık yaratmayı amaçlayan etkinlikler yapmaktadırlar.

Tabii Kürt dili kurumları ve yayınları AKP İktidarının Temmuz 2016’da ilan ettiği Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) hiçbir hukuksal gerekçe olmadan birer birer kapatılmıştır. OHAL süreci boyunca Kürtçe yayın yapan Özgür Gün Tv, Denge Tv, JiyanTv, Van Tv, AzadiyaWelat vb. televizyon ve gazeteler, Kürt dilinin korunup geliştirilmesi amacıyla faaliyet yürüten Mezopotamya Kültür Merkezi, İstanbul Kürt Enstitüsü, Kürt dili Araştırma ve Geliştirme Derneği (Kürdi Der), Ahmede Hani Dil Akademisi, FerzadKemanger İlkokulu, Kürt Yazarlar Derneği vb. dernekler ve okullar ile DBP’li belediyelerin bünyesinde faaliyet yürüten Kürtçe kreşler kapatılmıştır.

Aynı şekilde okullarda seçmeli olarak verilen Kürtçe derslerin önünde de birçok engel çıkarılmıştır. Okullarda Kürtçe dersinin seçilmesinin engellendiği yönünde haberler sıklıkla kamuoyuna yansımakla birlikte seçmeli ders için hazırlanan kitapların basımında da yıllar içinde dramatik bir düşüş söz konusudur. Öyle bir noktaya gelindi ki artık hiçbir Kürtçe öğretmeninin ataması yapılmamaktadır.

Yukarıda bahsi geçen Kürt dili ve kültürüne hizmet eden TV, gazete, dernek, okul, kreş ve enstitülerin KHK’larla kapatılması ve Kürtçeyi tanımaya yönelik herhangi resmi bir adımın atılmaması bugün de Kürtçeye yönelik yasakların sürdüğünü göstermektedir. Dolayısıyla Kürt dili ve kültürü üzerine faaliyet yürüten kurumların kapatılması başta olmak üzere Kürtçeye yönelik süregelen baskı ve engellemelerin Kürt dili üzerindeki olumsuz etkisinin araştırılması elzemdir.

15 Mayıs 2019