IŞİD sanıklarına verilen bir güvence mi var?

IŞİD sanıklarına verilen bir güvence mi var?

Grup Başkanvekilimiz Meral Danış Beştaş, 10 Ekim Katliamı sanıklarının, IŞİD'in eğitim kamplarında kaydedilmiş görüntüleri ortaya çıkmasına rağmen tahliye edilmiş olmalarını Meclis gündemine taşıdı. 10 Ekim Katliamı başta olmak üzere IŞİD’in gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin yargı süreçlerinde hiçbir gelişme yaşanmamasının sebebinin IŞİD sanıklarına verilen güvenceden kaynaklı olup olmadığını da soran Beştaş'ın, Başbakan Binali Yıldırım'ın yanıtlaması istemiyle soru önergesini hazırladı:

10 Ekim Katliamının ardından geçen zaman zarfında yargılama aşamasına dair hala hiçbir gelişme kaydedilmezken gündeme gelen çeşitli haberler katliamla ilgisi olanların yargılamaya dâhil edilmediklerini ortaya koymaktadır. Nitekim davada 19'u tutuklu, 17'si firari toplam 36 sanık yargılanıyor.  Haklarında özel istihbarat bilgisi olmasına rağmen emniyet birimlerine haber verilmeyen sanıkların Ankara’nın pek çok kritik noktasında rahatlıkla dolaştıkları tüm kamuoyunun malumudur. Yine 10 Ekim Ankara Katliamı ve birçok IŞİD davasının firari sanığı, örgütün Antep’teki sorumlularından Nusret Yılmaz’ın geçtiğimiz yıl Gürcistan sınır kapısında yakalanıp Türkiye’ye iade edildiği ortaya çıkmıştı. Kamuoyuna yansıyan yeni bir bilgi ise katliamı düzenlediği iddia edilen şahısların katliam günü firari oldukları donesine rağmen yöneticisi oldukları Genç Ensar Derneğinin fesih kongresine katılmış olduklarına ilişkindir. IŞİD’in eğitim kamplarında fotoğrafları ortaya çıkmasına rağmen delil yetersizliğinden serbest bırakılan IŞİD üyesi Ahmet Güneş ve İlyas Kaya daha sonra haklarında açılan davaya rağmen yakalanmamışlardır ve haklarında herhangi bir işlem tesis edilmemiştir. Gaziantep 4. ve 5. Ağır Ceza Mahkemelerinden 10 Ekim Katliamı dava dosyasına gelen belgelerde firari sanık Ahmet Güneş, tutuklu kardeşi Talha Güneş’in de arasında bulunduğu 11 kişi, IŞİD kamplarında ve yayınlanan infaz videolarında 14 Nisan 2014 tarihinde tespit edilmişlerdir.  Ancak mahkeme “Delillerin elde edilmiş olması, delil karartma şüphelerinin bulunmaması” gerekçesiyle adli kontrol uygulamasıyla tutuksuz yargılanmak üzere sanıkların tahliyelerine karar vermiş; ardından 5. Ağır Ceza Mahkemesinin suç duyurusu üzerine Ahmet Güneş hakkında 6 Mart 2015 günü kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası istemiyle hakkında açılan davada ise sanık serbest kaldıktan sonra bir daha bulunamadığı için yargılamalara da katılmamıştır. Ne var ki bulunamayan Ahmet Güneş’in, IŞİD’in faaliyetlerinde sıkça adı geçen Genç Ensar Derneğinde resmi faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıkmıştır. Yine Genç Ensar Derneği’nin 10 Ekim 2015, yani katliam günü düzenlediği olağanüstü genel kurulunda kendisini “Derneğin tüzüğünde yazılı amacına ulaşmak maksadıyla faaliyette bulunulamadığı için derneğin amacına ulaşamayacağından dolayı derneğin feshine” şeklindeki bir gerekçe ile feshetmesi izaha muhtaçtır. Katliam günü Saat 14.00’te yapıldığı belirtilen genel kurulun üye listesinde firari sanık Ahmet Güneş, IŞİD’in eğitim kamplarında görüntüsü tespit edilen İlyas Kaya, 10 Ekim davası tutuklu sanıklarından Abdülmuttalip Demir’in imzaları da bulunmaktadır.

Bu bağlamda;

1 -Kamuoyuna yansıyan bu bilgi hükümetinizin bilgisine ne zaman sunulmuştur?

2 - 10 Ekim Katliamı’nın sanıkları olarak ifade edilen kimselerin haklarında açılan başka davalarda aleyhlerinde somut delil olmasına rağmen tahliyeleri nasıl sağlanmıştır?

3- 10 Ekim Katliamı’nda adı geçen firari sanıkların kim/kimler tarafından korundukları ortaya çıkmış mıdır? Hükümetiniz bu konuda bir araştırma yapmış mıdır? Elde edilen bulgular nelerdir?

4- Genç Ensar Derneği’nin faaliyet alanları tespit edilmiş midir?

5 - IŞİD üyesi oldukları tespit edilen ve haklarında yargılama süreci olan kişilerin yasal bir dernek çatısı altında faaliyet yürütmelerine nasıl cevaz verilmiştir?

6 - Hakkında arama kararı olan kişilerin dernek faaliyeti yürütmeleri ve toplantı yapmaları nasıl mümkün olmuştur?

7 - Derneklerin genel kurulları üyelerin daveti usulü ile mümkün olup dernek davetiyesi sanık konumundaki dernek üyelerine tebliğ edilebildiği halde neden kolluk ve mahkemeler sanıklara ulaşamamıştır? Emniyet neden gerekli inceleme ve soruşturmayı başlatmamıştır?

8 - Genç Ensar Derneği’nin tam olarak 10 Ekim Katliamı’nın gerçekleştiği gün olağanüstü genel kurul yaparak kendini feshetmesi ne anlama gelmektedir? Katliamla ilgisi bulunan kişilerin aynı zamanda dernek üyesi olması yalnızca bir tesadüf müdür? Derneğin 10 Ekim Katliamı ile ilgisi araştırılmış mıdır?

9 - IŞİD sanıklarına özgü güvenlik zafiyetleri ile mahkemelerin iyi hal tahliyelerinin gerekçesi nedir? Bu tür gelişmeler IŞİD sanıklarının korunduğu anlamına gelmiyor mu?

10 Ekim Katliamı başta olmak üzere IŞİD’in gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin yargı süreçlerinde hiçbir gelişme yaşanmamasının sebebi de IŞİD sanıklarına verilen güvenceden mi kaynaklanmaktadır? Bu güvenceyi kim ve hangi sebeple vermektedir?

5 Nisan 2018