DAİŞ'in Türkiye Emiri olduğu iddia edilen İlyas Aydın'ın ifadelerine ilişkin önergemiz

DAİŞ'in Türkiye Emiri olduğu iddia edilen İlyas Aydın'ın ifadelerine ilişkin önergemiz

Grup Başkanvekilimiz Saruhan Oluç, Demokratik Suriye Güçleri’nce esir alınan ve kendisini DAİŞ’in Türkiye Emiri olarak tanıtan Ebu Ubeyde kod isimli İlyas Aydın’ın Türkiye İstihbaratı ile DAİŞ arasındaki bağlantılara ilişkin basına yansıyan iddialarının incelenmesi amacıyla TBMM'ye araştırma önergesi verdi.

GEREKÇE

Suriye iç savaşının başladığı günden bugüne AKP hükümetlerinin dış politikası dönemsel çıkarlara bağlı olarak yürütülmüştür. Dünya tarafından terör örgütü olarak görülen ve kanlı eylemlerin aktörü olan DAİŞ ileAKP hükümetinin ilişkileri Türkiye’yi dış politikası ile sürekli olarak tartışılan bir ülke haline getirmiştir. AKP hükümetiher mecrada DAİŞ ile olan ilişkilerini reddetmiş olsa da her geçen gün bu bağlantıların olduğuna dair iddiaları güçlendirecek kanıtlar ve söylemler kamuoyuna yansımıştır ve yansımaya devam etmektedir.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen DAİŞana davasında adı “örgütün İstanbul lideri” olarak geçen, DAİŞ’in Türkiye emirlerinden ‘Ebu Ubeyde’ kod isimli İlyas Aydın’ın Demokratik Suriye Güçleri’nceDeyrizor’da esir alındığı yakın zamanda öğrenilmiştir. İlyas Aydın’ın medyaya yansıyan Türkiye ve DAİŞ ilişkilerine dair bazı açıklamaları olmuştur ve Aydın bu açıklamalarında örgütün Milli İstihbarat Teşkilatı ile toplantılar aldığını ifade etmiştir. Bu toplantılarda Suruç Katliamı ve 10 Ekim Ankara GarKatliamı’nın konuşulduğunu, iki Türk askerinin yakılmasının engellenmesine karşılık DAİŞ’li tutukluların bırakılmasına dair pazarlık yapıldığını ve DAİŞ’inCerablus’a kadar çekilmesi konusunda MİT ile anlaşma sağlanmaya çalışıldığı iddialarını öne sürmüştür.

Aydın’ın beyanlarına göre DAİŞile MİT’in Türkiye’de toplantıları olmuş, kendisi bu toplantıların ikisine katılmıştır. İlk toplantı esnasında 10 Ekim Ankara Gar Katliamı gerçekleşmiş, iddiaya göre bu toplantılar sonucunda anlaşma sağlanmayınca iki Türk askeri önce esir alınmış, ardından da yakılarak infaz edilmiştir. Aydın, bu infazların azmettiricisi olduğunu itiraf etmektedir.

Aydın’ın ifadelerine göre DAİŞ’le ideolojik bağları olan ‘Mektebil Türki’ (Türkiye Masası) adında bir ekip mevcut olup Türkiye İstihbaratı bu örgütten haberdardır. “Bütün patlayıcılar, kimyasal maddeler, yaralıların tedavisi başta olmak üzere her şeyi Türkiye kapısı üzerinde yapıyoruz.” İfadelerini kullanarak o dönem hükümetin DAİŞ terör örgütüne yardım ettiği ve işlediği suçlara göz yumduğuna dair kamuoyunda sıkça yer alan soruları doğrulayan ifadeler kullanmıştır.  İlyas Aydın, ayrıca 2015’teki demokratik çözüm ve mutabakat masasını devirmek ve ülkedeki çatışma ortamını derinleştirmek amacıyla Türkiye hükümetinin bütün bu kanlı eylemlere, intihar saldırılarına göz yumduğunu iddia etmektedir.

Bütün bu iddialar, DAİŞ terör örgütünün Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştirdiği kanlı eylemlerde Türkiye’nin zımni veya açıktan desteğini aldığını göstermektedir. Türkiye ve dünya kamuoyunun böylesine önemli bir konuda şeffaf bir biçimde bilgilendirilmesi büyük bir önem taşımaktadır.

Bilindiği gibi Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile Suriye’de bulunan Nusra örgütü ve Heyet Tahrir Şam(HTŞ) arasında organik ilişkiler bulunduğu kamuoyuna yansımıştır. İlyas Aydın’ın iddiaları arasında DAİŞ ile El Nusra arasında çeşitli işbirliklerinin olduğu ifade edilmiş ayrıca DAİŞ’in yenilgiye uğraması sonucu birçok DAİŞ’linin, örgüt tarafından “İhvan” ülkeleri arasında sayılan Türkiye’ye geçtiği iddia edilmektedir. Buna ek olarak DAİŞ Terör Örgütü Lideri olan Ebu Bekir El Bağdadi’nin basına yansıyan görüntülerinde elinde bulunan “Türkiye Vilayeti” dosyası da dikkat çekmiştir. 

MİT ile DAİŞ arasında bahsi geçen toplantıların, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı ve Suruç Katliamının Türkiye İstihbaratı bilgisi dahilinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması Türkiye’de katliamların önüne geçilmesi, demokrasi ve barış ortamının tesis edilmesi için büyük önem taşımaktadır ve bütün bunları şeffaflaştırmak TBMM’nin sorumluluğundadır. Bu sebeple, İlyas Aydın’ın beyanların doğruluğunun incelenmesi, Türkiye’de gerçekleşen DAİŞ bağlantısı bulunan saldırı ve katliamların araştırılması ve DAİŞ’inTürkiye bağlantılarının tüm yönleriyle açığa çıkarılması için bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir.

9 Mayıs 2019