Temelli: Muhalefet bu kadar güçlü ve haklı bir zemin yakalamışken geçmişin kutuplaşmış siyasetine tutsak olmaktan kurtulmalı

Eş Genel Başkanımız Sezai Temelli PolitikYol'a 23 Haziran İstanbul seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Krizin kaynağını dış faktörlerden çok kendinde görmeyen bir iktidar mesajı doğru alabilir mi, kuşkuluyum. Eğer mesajı aldıkları konusunda samimilerse, öncelikle bu uydurma sistemden ülkenin acilen kurtulması, ülkenin en temel meselelerine sahici bir çözüm üretme konusunda adım atılmalıdır.” ifadeleriyle iktidarın seçmenin mesajını almasının zor olduğunu belirten Temelli “Muhalefet olmadığı kadar güçlü ve halkı bir zemin yakalamışken geçmişin kutuplaşmış siyasetine tutsak olmaktan kendisini mutlaka kurtarmalıdır.” dedi. 

İstanbul seçiminden sonra AKP “milletin mesajını aldık” diyor. Sizce, millet nasıl bir mesaj verdi? 

Türkiye toplumu uzun süredir AKP iktidarıyla, son zamanlarda da Cumhur ittifakı ile bir iletişimsizlik halini yaşıyor. Toplumun, Türkiye halklarının, emekçilerin, kadınların taleplerinin karşılayamaz halde olan, beklentilere yanıt üretemez durumda olan bir iktidar, siyasetsizliğini örtme çabasında. Bunu da savaş politikalarıyla, şiddet iklimiyle sürdürme çabasında. Ekonomiden başlayarak ülkenin tüm sorunlara baktığınızda, sorunların giderek büyüdüğünü, sorunların birbirini tetiklediğini görürsünüz. Tüm bunların bir yönetememe meselesi olduğu çok belirgin. Bu yönetememe halinin bir tecrid ve şiddet iklimi üretmesi kaçınılmaz. Partili Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak adlandırılan bu yeni hal yönetememe durumunun sürekliliğini sağlıyor.

Mesaj alma konusuna gelince; krizin kaynağını dış faktörlerden çok kendinde görmeyen bir iktidar mesajı doğru alabilir mi, kuşkuluyum. Eğer mesajı aldıkları konusunda samimilerse, öncelikle bu uydurma sistemden ülkenin acilen kurtulması, ülkenin en temel meselelerine sahici bir çözüm üretme konusunda adım atılmalıdır. Kürt meselesinin çözümünden anayasa ve yargı reformu konularındaki adımlar öncelikli olmalı. Diğer taraftan ekonomi konusunda da neoliberal akıl acilen terk edilmelidir. Tüm bunlar Meclisin müzakereci bir anlayışla hareket etmesine, iktidarın meclis üzerindeki vesayetinin azalmasına, yerel demokrasinin önünün açılmasına bağlıdır. Mesajın alınıp alınmadığını önümüzdeki süreçte bu gelişmelere bakarak anlayacağız.

İktidar bu mesajların gereğini yapacak mı?

Yapmalı! Ülkenin içinde bulunduğu durum daha fazla AKP-MHP bloğunun dayatmalarını taşıyacak bir tablo ortaya koymuyor. Tıkanma halinden öte bir çöküş süreci yaşıyoruz. Radikal bir hamleye ihtiyaç var ve bu da ancak HDP’nin ısrarla mücadelesini verdiği demokrasi ve barış mücadelesinde ortaklaşmayla mümkün olacaktır. Demokrasi ittifakı ile tüm toplumsal kesimleri sorumluluk almaya davet ettik. Bu ortaklaşmalar müzakere ve demokratik eylemliliklerle buluşursa iktidar ve meclis gereğinin yapmak zorunda kalacaktır. Beklemek yerine harekete geçme zamanıdır.

Muhalefet bu süreçten ne tür dersler çıkarmalı?

Muhalefet önceliklerini toplumsal beklentilerle buluşturmalıdır. Seçim odaklı olma halini ve seçim başarılarını rövanşist bir okumanın dışına taşıyabilmelidir. Muhalefetin bir demokrasi ufku ve bunu iktidara taşıyacak bir strateji olmalıdır. HDP olarak tüm toplumsal muhalefete fikri düzlemde ve mücadele hattında öncülük etme iddiasındayız. Kürt meselesinin çözümünden yoksullukla mücadeleye kadar yaşamın tüm alanlarında halklarımızın, emekçilerin, kadınların beklediği çözümleri üretmek, siyaseti toplumsal odaklı var etmek, radikal demokrasi anlayışımızı toplumsallaştırmak, yerel ve merkezi siyasetin taban demokrasisi ekseninde gelişiminin var etmek amacındayız. Bir geçiş sürecindeyiz. Toplumsal uzlaşıyı, özgür siyaseti, demokratik müzakereyi öncelikle savunuyoruz. Yola çıkmalıyız, hızla çözüm adına yol kat etmeliyiz. Türkiye çok zaman yitirdi. Demokrasiden uzaklaştıkça sorunlar kuyusunda sıkışıp kaldı. Muhalefet hiç olmadığı kadar güçlü ve halkı bir zemin yakalamışken geçmişin kutuplaşmış siyasetine tutsak olmaktan kendisini mutlaka kurtarmalıdır.

Bundan sonra Türkiye’deki siyasal süreç sizce nasıl bir yol haritası ekseninde yürüyecektir?

Bu tümüyle bizlere bağlı. Siyasal sürecin nasıl yol kat edeceği siyaset yapmamızla alakalı. Herkesi siyasete yapmaya davet ediyoruz. Siyaset yapma hakkımızı kimseye havale etmeyelim. Mahallemizde, işyerimizde, sokağımızda, belediyemizde, derneğimizde, sendikamızda siyaset yapalım. Anayasamızı, eşitlikçi toplumsal sözleşmemizi var edelim. Toplumsal barış adına adım atalım. Yolu biz belirleyelim. Beka sorunu, Suriye, savaş ve tüm iktidarın yanılsama yaratıcı siyasetine karşı barış ve demokrasi adına siyaseti büyütelim. Faşizmle mücadeleyi ve toplumsal müzakereyi el ele, omuz omuza yürütelim.

30 Haziran 2019

Etiketler : #Sezai Temelli