Temelli: İnatla her gün meydanlarda olacağız, her gün hakikatin sesini haykıracağız

Temelli: İnatla her gün meydanlarda olacağız, her gün hakikatin sesini haykıracağız

Eş Genel Başkanımız Sezai Temelli, DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, DBP Eş Başkanı Mehmet Arslan, Diyarbakır Büyükşehir Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran abluka altına alınan Diyarbakır’da saldırı altında basın açıklaması yaptı. Kayyım atamalarına sert tepki gösteren Temelli şunları söyledi:  

Faşist blokta olanlarla asla uzlaşmadık, uzlaşmayacağız

Aslında burada bir basın açıklaması yapmak yerine bu fotoğrafı çekmek çok daha anlamlı. Bugün burada devletin zulmünü görüyorsunuz. Bugün burada tecridi görüyorsunuz. Bugün burada bir baskı, zulüm rejimini görüyorsunuz. Bugün burada kayyımı görüyorsunuz. Velhasıl, AKP-MHP faşist blokunun fotoğrafını görüyorsunuz. Hep beraber seyrettiğimiz bu rezilliğin adı işte tam da budur. Faşizmle uzlaşma olmaz. Faşist blokta olanlarla asla uzlaşmadık, uzlaşmayacağız. Olduğumuz her yerde direnmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim direnişimiz, meşru hakkımızdır. Meşru hakkımızı her yerde kullanmaya devam edeceğiz. 

Bu korkakları da bu kayyımı da yeniden süpürüp atacağız

Belediyelerimize kayyım atanarak 19 Ağustos tarihinde bir sivil darbe gerçekleşmiştir. Bu sivil darbeye karşı halkın iradesi ayaktadır, sokaktadır, Diyarbakır’dadır, Türkiye’dedir. Diyarbakır bizimdir, Türkiye bizim ortak vatanımızdır. İrademize de ortak vatanımıza da kentimize de belediyemize de sahip çıkacağız. Gidin bakın belediyenin halini görün, kayyımın halini görün, ablukaya alınmış betonların arkasında bir korkak vardır. Bu kent cesaretlidir, bu kentin halkı cesaretlidir. Bu korkakları da bu kayyımı da bu rejimi de geçmişte olduğu gibi yine hep birlikte mutlaka ama mutlaka süpürüp atacağız. 

İnatla her gün meydanlarda olacağız, her gün hakikatin sesini haykıracağız

Direncimizi, irademizi kırmak için akla hayale gelmeyen yöntemlerle, fezlekelerle, uyduruk gerekçelerle belediye başkanlarımız görevlerinden alındı, belediyelerimiz gasp edildi. Bu gaspçı anlayışı kabul etmiyoruz. Kürt halkının iradesine yönelik, Kürt halkının özgürlük, demokrasi ve onurlu barış mücadelesine yönelik bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Bu saldırı sadece Kürt halkına yönelik değildir, bu saldırı İstanbul’a, İzmir’e, emekçilere, kadınlara yöneliktir. Bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Bu darbeci zihniyet tam 4 yıldır bu ülkeye zulümden, şiddetten başka bir şey vermedi. Sesimizi kısmak için her şeyi deneyebilirler ama hakikatin sesi, HDP’nin sesi susmayacak. İnatla her gün meydanlarda olacağız her gün konuşacağız her gün hakikatin sesini onlara karşı haykırmaya devam edeceğiz. 4 yıldır zulüm var, 4 yıldır tecrit var, OHAL var ama 4 yıldır da haklı ve meşru bir direniş var. Bugün de yine sokaklardayız, direniyoruz, direnmeye devam edeceğiz.

Belediye başkanlarımızın bir suçu yok, sevdaları var

Diyorlar ki belediye başkanlarımızın suçu varmış. Hiçbir belediye başkanımızın suçu yok. Bugün cezaevinde olan arkadaşlarımızın da hiçbir suçu yok. Onların bir sevdaları var, barış ve demokrasi sevdası var. Tıpkı Figen gibi Selahattin, Selma, Sebahat, Gültan gibi. İçeride de olsalar dışarıda da olsalar hep birlikte barış ve demokrasi mücadelesinde yan yanayız. Türkiye halklarıyla beraber direniyoruz. 31 Mart’ta otoriter rejime karşı, kayyım anlayışına karşı irademizi ortaya koyduk. 23 Haziran’da bir kez daha koyduk. Kalktılar İstanbul’a kayyım atadılar, 23 Haziran’da cevaplarını aldılar. HDP nerede ise işte orada bu cevap vardır, bu direniş vardır. 

Tarih barışı çağırıyor, kulak verin

Bugün de Diyarbakır sokaklarında, Mardin sokaklarında vardır, Van’da vardır. Tüm Türkiye’de var olacaktır. Tüm Türkiye halklarıyla beraber, Kürt halkı, emekçiler, kadınlar direnecektir. Bizim bir suçumuz yok sevdamız var dedik. Türkiye’yi özgürleştirme, Orta Doğu’yu özgürleştirme, Orta Doğu’da kadim halkların özlemini duyduğu barışı gerçekleştirme sevdamız vardır. Tarih barışı çağırıyor. Tarihin sesine kulak verin, biz kulak verdik üzerimize düşen sorumlulukla hareket edeceğiz. Çözümsüzlükten beslenenler, savaştan beslenenler, çözümün sesini, barışın sesini duymamaya devam ediyor. 

Barışın sesine yanıt vermek yerine hala Pençe, Kıran harekatları peşindeler

Bakın, Sayın Öcalan İmralı’dan bir kez daha seslendi, çözüm için barış için seslendi. Bu sese yanıt vermek yerine Türkiye halklarına şiddeti reva görenler, baskıyı, zoru reva görenler hala Pençe ve Kıran harekatları peşinde. Hala Suriye’ye saldırı hesapları peşinde. Barış koridoruymuş. Barış koridoru istemiyoruz, barış istiyoruz. Türkiye halkları için de Irak halkları için de Suriye halkları için de barış, özgürlük, demokrasi istiyoruz. Ortak vatanımızda demokratik cumhuriyeti var etmek istiyoruz. Bunun için yerellerde demokrasi için iş başına geldik. Bunu hazmedemeyenler belediyelerimizi işgal ediyor. Kabul etmiyoruz susmayacağız, susturamayacaklar. 

Kadınların eşit temsiliyet haklarını hazmedemiyorlar

Diyorlar ki eşbaşkanlık sistemi var. Evet var. Eşbaşkanlık sistemi kadın özgürlük mücadelesidir. Eşbaşkanlık sistemi toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadeledir. Evet HDP’deeşbaşkanlık sistemi var. Çünkü eşit temsiliyeti, çünkü kadın özgürlüğünü savunuyoruz. Bunu hazmedemeyenler diyorlar ki eşbaşkanlık sistemi kötüdür. Hayır, kadınlar vardır, onların özgürlük mücadelesi vardır, onların da eşit temsiliyet hakları vardır. Bunun da gereğini yerine getirmeye devam edeceğiz. 

Halıyı çalacak kadar tıynetsizler

Diyorlar ki ekonomik olarak kaynakları talan ediyormuşuz. İşte kayyımın suçları ortada. Diyarbakır’da, Van’da, Mardin’de neler yaptıkları bütün çıplaklığı ile ortada. Hırsızlıkları ortada. İstanbul’da, Adana’da, Mersin’de ne yaptıkları ortada. Hırsızlıkları ortada. Nasıl yandaş müteahhitlere bu halkın kaynaklarını peşkeş çektikleri ortada. Halıyı çalacak kadar tıynetsizlikleri ortada. O yüzden hırsıza karşı gaspa karşı mücadele edeceğiz. Halkın, toplumun hakkını savunmaya devam edeceğiz. 

Bizler güçlüyüz, hepimiz birer Gandhi’yiz

Bütün Türkiye halklarına bu ceberut anlayışa karşı her yerde bu mücadeleye katılmaları için sesleniyoruz. Hakkınızı savunun. Bu ceberrut anlayışa karşı, bu faşist saldırıya karşı her yerde yan yana gelin omuz omuza verin. Biz güçlüyüz. Bu korkaklara karşı gücünüzü gösterin, hakkınızı savunun. Unutmayın hepiniz birer Gandhisiniz, nasıl ki Gandhi tek başına üzerinde güneş batmayan imparatorluğun güneşini batırdı, şimdi her yerde ses çıkarın. Tencerenizle, tavanızla, ışıklarınızla ses çıkartın, gücünüzü gösterin durdurun hayatı, bunlara selam vermeyin, bunlarla hiçbir ilişkiye girmeyin. Gücünüz sizsiniz. Bu gücü sokağa siyasete taşıyın. Demokratik siyaset içinde, hukuktan gelen hakkınızı bu hukuk tanımazlara karşı her yerde gösterin. 

Kayyımlar gidene kadar belediyelerinize sahip çıkın

Bizimkisi bir hukuk mücadelesidir, bir adalet mücadelesidir. O yüzden bu mücadele meşru bir mücadeledir. Her gün belediyelerinize gidin. Amed'de o kayyım gidene kadar belediyenize sahip çıkın. Van’da gidin, Mardin’de gidin, İstanbul’da gidin. Her yer bizim belediyelerimiz, Türkiye halklarının belediyeleridir. Gidin iradenize sahip çıkın. Geleceğinize sahip çıkın. Unutmayın biz halkız. Dün olduğu gibi bugün de meydanlardayız. Biz haklıyız biz kazanacağız. Mutlaka kazanacağız. Zulmü, kayyımı dün olduğu gibi bugün de kentimizden, sokağımızdan, mahallemizden mutlaka ama mutlaka süpürüp atacağız. Bu şiddet yanlılarını, bu bütün savaş meraklılarını süpürüp atacağız. Faşizmi yeneceğiz. Bu şiddete karşı ayakta durun ve asla vazgeçmeyin. 

20 Ağustos 2019