Temelli: Biz asla nefret söyleminde bulunmayacağız, biz siyaset yapacağız

Eş Genel Başkanımız Sezai Temelli, açlık grevi direnişini sürdüren DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven'i ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Temelli, şöyle konuştu: 

Leyla Başkanı ziyaret ettim. Bugün 124’üncü gününde, yani 4 ayı geride bıraktık. Bu dört ay boyunca ilk gününden bugüne kadar aynı şeyi tekrar ettik, oldukça basit ve yalın bir şeyi ifade ettik. Hakkari milletvekilimiz Leyla Güven bu eylemine başlarken, ne kadar barışçıl bir eylem olduğuna, bugün Türkiye’de barışı aramanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı, aynı kararlılıkla devam ediyor. Haklı talebi, yasal talebi şuydu: Tüm hükümlülere uygulanan Ceza İnfaz Kanunu'nun açık hükmünün Sayın Öcalan'a da uygulanması. Yani ailesi ve avukatlarıyla düzenli görüşünü yapabilmesi. Bu kadar açık. 

Tecrit meselesi demek Kürt meselesi demek

Bunu ortaya koyarken ısrarla şu vurguda bulundu. Geride bıraktığımız 4 yıl boyunca, Türkiye hukuk alanında bırakın bir adım ileri gitmeyi, tam tersi hep geriye gitti. Adalet konusunda hep geriye gitti. Her yerinden adaletsizlik fışkırıyor. Demokrasi konusunda hep geriye gitti ve otoriter bir rejime mahkum olduk. Barış konusunda hep geriye gitti, kentler yıkıldı, insanlar öldü ve çözüm konusunda bir adım ileri gidemedik. Tecrit meselesi bu denli önemli. Tecrit meselesi demek Kürt meselesi demek. Buna vurgu yapan barışçıl bir eylemdir. 

Açlık grevi eylemcilerine her türlü saldırı uygulanıyor

Leyla Başkan ile birlikte Türkiye cezaevlerinde 335 tutsak aynı barışçıl eylemi gerçekleştiriyor ve onlara kötü muamele uygulanıyor, vitamin verilmiyor. Her türlü insanlık dışı hakaret, saldırı, taciz söz konusu. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanı yasaları ihlal edemez

Dünyanın her yerinde açlık grevleri var. Nasır Yağız 111’inci gününde. Hewlêr’de, Toronto’da Strazburg’da açlık grevinde olanlar var. Tüm arkadaşlarımız aynı talebi dile getiriyor. Türkiye’nin içine girdiği bu hukuksuzluk girdabından çıkılabilmesi için bu adımın atılması bir zarurettir. Bir kez daha Adalet Bakanı’na çağrı yapıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanı yasaları ihlal edemez. Hukuk tanımazlık, yasa tanımazlık yapamaz. Yasanın gereği neyse bir an önce adım atmalıdır. 

Bu mevzu 3-5 belediye mevzusu değildir

Türkiye kamuoyuna, Türkiye’de siyaset yapan herkese de seslenmek istiyorum. Bu mevzu seçim mevzusu ya da 3-5 belediye mevzusu değildir. 3-5 belediye kazanmak için Türkiye’yi gerilim ve şiddet ortamına sürükleyenlere de sesleniyorum. Bunda Türkiye’nin hayrı yoktur. 

Siyaset ve seçim gibi konuların ötesinde hukuk ve adalet konularında herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Gereğini yapmalıdır. Gereği de mevcut yasalara uyulması, bu tecridin sonlanmasıdır. 

Soru: Şu anda 4 milletvekili açlık grevinde. Adalet Bakanlığına çağrı yaptınız ama bir adım atılmadı. Bundan sonrası için planlamanız nedir? 

Hiçbir yanıt yok. Ciddi bir duyarsızlık var. O yüzden de tüm demokrasi güçlerinin, tüm Türkiye kamuoyunun duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu hepimizin ortak sorunu, ortak sorunlarımıza ortak refleksi ortaya koyabilmeliyiz. Dolayısıyla Türkiye’deki bütün STK’lar, sendikalar, kadınlar, emekçiler; bugün hukuksuzluktan, adaletsizlikten muzdarip olan herkes bu duyarlılığı göstermelidir. 

Şu anda 3 vekilimiz de Amed İl Binamızda açlık grevindeler. Onlar da duyarlılık yaratabilmek için bu barışçıl eylemi gerçekleştiriyorlar. Fakat tüm barışçıl eylemlerde olduğu gibi Amed İl Binasının kapısı ve camı kırıldı ve yine bir şiddetle karşılaştık. 

Soru: Cumhurbaşkanı Erdoğan cumartesi günü Diyarbakır'a geldi. Sizin şahsınıza yönelik bazı açıklamaları olmuştu, bu konuda ne söylersiniz?  

Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı vasfını bir kenara koyarak, sürekli parti başkanı olarak seçim kampanyası yürütüyor. Bunu anlayabiliriz. Bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tarifi mümkün olmayan bir sistem. Herkesin kafası da bu konuda karışık. Fakat bir parti başkanı, bir seçim kampanyası yürütürken bu kadar mı siyasetsiz kalır, bu kadar mi acze düşer ki toplumu bölmek üzere bir dil kullanır? Bizim karşı karşıya olduğumuz tablo artık bir seçim kampanyası değil. Bir ülke meselesi. Bu ülkenin bütün hassasiyetlerine, tüm duygusal geçmişine, tarihine, kültürüne hep birlikte sahip çıkmalı, bu saldırılara, bu nefret söylemine hep birlikte karşı koymalıyız. 

Biz asla nefret söyleminde bulunmayacağız, biz siyaset yapacağız

Leyla Güven’in de 124 gündür bedenini açlığa yatırarak yapmaya çalıştığı şey bu. Bu ülkeyi bölmeye ve ayrıştırmaya çalışan bir akla karşı tecrit sonlansın demektedir. Hukuksuzluk ve adaletsizlik bitsin demektedir. Cumhurbaşkanı'nın bugün yaptığı da bu. Ortaokul coğrafya bilgisi ile ortalıkta dolaşıyor. Kürtleri düşmanlaştırıyor, Kürtleri bu ülkeden kovuyor. Kendisine muhalefet eden herkese karşı aynı nefret söylemiyle yaklaşıyor. Biz asla nefret söyleminde bulunmayacağız. Asla toplumu bölen, düşmanlaştırıcı bu anlayış içinde olmayacağız. Biz siyaset yapacağız. Tüm Türkiye’yi, tüm Türkiye halklarını siyasete davet edeceğiz. Siyaset yapmak hakka ve hukuka sahip çıkmaktır. 

Temelli, Leyla Güven'in ardından milletvekillerinin açlık grevinin devam ettiği Diyarbakır İl Örgütünü de ziyaret etti.


11 Mart 2019

Etiketler : #Sezai Temelli