Tarihin, siyaset sahnesini alt üst eden sürprizler hazırladığı bir zamanda, kapımızda bekleyen daha büyük görevlere hazırız

Tarihin, siyaset sahnesini alt üst eden sürprizler hazırladığı bir zamanda, kapımızda bekleyen daha büyük görevlere hazırız

Partimizin 40 il, 7 bölgede düzenlediği yerel konferanslardan sonra 3-4 Ağustos'ta, 600 delegenin katılımı ile gerçekleştirdiği 1. Merkezi Örgütlenme Konferansı Sonuç Bildirgesi:

Birinci Merkezi Örgütlenme Konferansımızı 3-4 Ağustos 2019’da Diyarbakır’da 600 delege ile topladık. İl ve bölge örgütlenme konferanslarımızda yaptığımız tartışma ve önerilerin süzülerek değerlendirildiği toplantımız, yeni dönemde örgütsel eksiklikleri giderme ve topluma umut olma kararlılığıyla tamamlanmıştır.

Şu çok açık ki, demokrasi, onurlu bir barış ve özgürlüklerin kazanılmasının ve güvenceye kavuşturulmasının biricik koşulu, toplumu örgütlemek ve toplumsal muhalefetin birlikte mücadele etmesini sağlamaktır. Partimiz son derece zorlu ve ağır baskı süreçlerinden geçmiş olmasına rağmen, kritik her siyasi dönemeçte demokratik bir rol oynamaktan asla geri durmamıştır. Bu tutum son yerel seçimlerde de iyice belirginleşmiş ve partimizin Türkiye siyasetinde belirleyici ve kararlı bir demokratik aktör olduğu bir kere daha ortaya çıkmıştır.

Konferansımız sürerken, 4 Ağustos günü öğlen saatlerinde Eş Genel Başkanımız Sezai Temelli’nin bütün bileşen ve kurum başkanlarımızla ve delegasyonla birlikte yaptığı basın açıklaması (EK 1), son dönem iç ve dış politikadaki gelişmelere dair Konferans’ta dile getirilen görüş ve önerileri içermiştir. Açıklamada yapılan çağrıları gerçekleştirmek için mücadele edeceğiz. 

Yapılan tartışmalarda delegelerin sıklıkla vurguladığı gibi, Türkiye, AKP-MHP ortaklığında derin bir siyasi ve iktisadi krizin girdabındadır. İktidar ittifakı, bu çok yönlü krizi savaş, çatışma, işgal, talan ve kölece sömürü sistemini derinleştirerek aşmaya çalışmaktadır. Faşizan baskı ve zor aygıtlarıyla toplumu sindiren; ırkçı milliyetçi bir propagandayla iktidarına rıza üretmeye yönelen; kutuplaştırma ve ayrıştırmayla tüm toplumsal muhalefeti hedef alan bu rejimi demokratik mücadele ve dirençle aşacak ve toplumu eşitlik, özgürlük, adalet ve barışla buluşturacağız.

Halklarımızı egemenlerin insafına terk etmedik, etmeyeceğiz...

Yaşadığımız coğrafyada hüküm süren zulme ve faşizan zorbalığa direnişimizi büyütürken, örgütsel eksikliklerimizi de, yüzümüzü bağrında büyüdüğümüz halka dönerek gidereceğiz.

Demokrasiyi ve barışı mahallelerden, işyerlerinden, sokaklardan ve tüm yaşam alanlarından kurma kararlılığındayız. Bu anlayışımızla, toplumun her kesiminin demokratik, sosyal ve ekolojik taleplerini ortak mücadele konusu yapacağız.

Emekçilerin ve yoksulların sırtına yüklenmeye çalışılan ekonomik krizin sonuçlarına karşı emeğin haklarını; yoksullaştırma karşısında dayanışmayı ve haklarımızı savunmayı; savaş-işgal ve çatışma siyaseti karşısında barışı savunacağız.

Erkek egemen ve kadın düşmanı ideolojik ve fiziki saldırıya, kadın özgürlük mücadelesinin bizlere kazandırdığı ilkelerimizi koruyarak ve geliştirerek cevap vereceğiz. Doğanın tahrip edilmesi ve talanı karşısında tüm canlıların yaşam hakkını savunarak mücadele edeceğiz.

Yaşadığımız tarihsel dönem, zorbalık ve zalimlikte birbiriyle yarışanlar karşısında gücünü yeniden kazanması gereken demokratik toplumun örgütlenmesi ve geliştirilmesi dönemidir. Ezilenlerin ve yok sayılanların güçlerini ve mücadelelerini insanca ve onurlu bir yaşam talebiyle demokrasi kulvarında buluşturma zamanıdır. Demokrasi ittifakını tüm demokrasi güçleriyle birlikte gerçekleştireceğiz.

Halkın AKP-MHP ittifakına karşı yükselen ve akacak mecra arayan öfkesi ve tepkisi vardır. Bugün HDP ve HDK’ye, bileşenlerine, kurumlarına ve ittifaklarına düşen görev, muhalefet güçlerinin özgüvenini büyütmek ve tepkilerini eyleme dönüştüren halk kesimlerini demokratik siyasetin öznelerine dönüştürecek mücadele ve örgütlenme hattını geliştirmektir. Bu bağlamda da siyaseti bir merkezi faaliyet olmaktan çıkartarak yerelleştirmek, halkla buluşturmak ve demokratikleştirmek hedefiyle, “Halk için, halk içinde ve halkla birlikte” siyaset yapma ilkemizi büyük bir kararlılıkla hayata geçireceğiz.

Halkın söz ve karar hakkını özgürce kullanacağı yerel meclislerin kurulmasına, geliştirilmesine ve etkinleştirilmesine yönelik olarak parti örgütümüzün ve kadrolarımızın eksikliklerini örgütlenme-mücadele-eğitim süreçleriyle giderecek, il-ilçe kongrelerimizi bu dinamik sürecin sonuçları ile gerçekleştireceğiz.

HDP olarak iddiamız ‘Yeni Yaşam’ yoludur

Bu boş bir iddia ve temelsiz bir cüret değildir. Demokrasinin, barışın, adaletin, özgürlüğün ve insanca yaşamın kurulması ve kazanılması için, toplumu sıkıştıran kutupların dışında olan bir yoldur. ‘Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız’ düsturuyla mücadele edenlerin yoludur. Şimdi bu yolun taşlarını döşediğimiz yeni bir sürecin başındayız. Bu süreç politik kararlılık, örgütsel yenilenme, dinamik bir kadro siyaseti, genişleyen ittifaklar ve mutlaka dişe diş bir mücadele ile kurulacaktır.

HDP’yi diğer tüm siyasi partilerden ayırt eden ve ‘Yeni Yaşam’ iddiasının en net karşılığı olan kadın özgürlükçü-eşitlikçi çizginin eril zihniyet tarafından parti hayatımızda, kurullarımızda ve gündelik yaşamımızda zayıflatıldığını, aşındırıldığını ve geriye düşürülmeye çalışıldığını tespit ettik. Erkek egemen sisteme karşı mücadelemizi sürdürdüğümüz gibi, parti içinde de yeniden güçlenen erkek egemen anlayışa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, kadın siyaset tarzını partimizde egemen kılacağız.

Yeni dönemin örgütlenme atağında, toplumun yerelden ve yerinden demokratik örgütlenmesinin hayat bulmasının biricik yolu, kadınları hem parti içinde hem de toplumsal hayatta örgütlü kılmaktır. Başta eşbaşkanlık sistemimiz olmak üzere, eşit temsil ve kadınların parti hayatına etkin katılımı için erkek egemenliğine karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz. İktidarın kadın düşmanı politikalarına karşı kadın örgütleri, feminist örgütler ve tüm kadınlarla birlikte hareket edecek, geniş kadın ittifakını birlikte öreceğiz. LGBTİ+ bireylerine yönelik toplumda artarak yayılan ayrımcılık, hedef gösterici tutum, nefret söylemi ve insan haklarına aykırı davranışlar karşısında, cinsiyet eşitlikçi çizgimizin gereği olan hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz.

Nüfusun yüzde 12’sini oluşturan engelli yurttaşlarımızın toplumsal ve siyasal hayata katılımı, hak ve özgürlüklerinin korunması, geliştirilmesi ve örgütlü hale getirilmesi için mücadele edeceğiz. Engellilikle ilgili farkındalığın parti içi hayatta da geliştirilmesi, eğitim başta olmak üzere tüm komisyonlarımızın çalışmalarının bu konuyu içerecek şekilde gözden geçirilmesi için adımlar atacağız.

Son dönemlerin en önemli konularından olan göç ve mülteciler hakkında etkili bir siyaset izleyeceğiz. Göç ve mülteciler konusunun derinlemesine ele alınacağı çalışmaları ilgili tüm örgüt ve kurumlarla ortaklaşarak gerçekleştireceğiz.

Konferansımız, gençlik mücadelesinin parti hayatında ve toplum içinde daha etkili olması için, olanaklarını önemiyle orantılı biçimde kullanmaya bir kez daha vurgu yapmıştır. Faşizmin ilk hedefi, ona karşı mücadele eden örgütlü gençlik olmuştur. Gençlik bir toplumu geleceğe taşıyacak ana halkadır. Gençlik dinamizminin aktif rol oynamadığı bir siyasi çizgi sistem içi olmaktan kendisini kurtaramaz. Toplumu ileriye taşıyacak olan gençlik örgütlenmesini ve bunun aktif mücadelesini yürüten Gençlik Meclisimizin gelişmesi için verilen mücadelelere her türlü katkıyı kararlılıkla sağlayacağız.

Konferansımız, yapılan tartışmalar ve değerlendirmeler ışığında Tecrit; Savaşa Karşı Barış; Tutsaklara Özgürlük; Tutsak Aileleriyle İlişkiler; Genişleme; Üye Kampanyası; Mahalle Komisyonları; Mahalle Temsilcilikleri; Parti İçi Eğitim; Gençlik; Enternasyonalizm; Emek Komisyonları ve Emeğin Örgütlenmesi; Çok Dillilik; HDP Kurulları; Krize Karşı Kampanya başlıkları ile divana sunulan önergeleri, Genel Konferansa tavsiye olarak karar altına almıştır.

Daha çok örgütlenmemiz, daha çok çalışmamız, daha zengin araçlar ve mücadele taktikleri geliştirmemiz gerektiğinin farkındayız. Mücadelenin farklı kesimlerini daha etkin bir şekilde bir araya getirmemiz gerektiğini hiç aklımızdan çıkarmıyoruz.

Tarihin, siyaset sahnesini alt üst eden sürprizler hazırladığı bir zamanda, kapımızda bekleyen daha büyük görevlere hazırız. Bir kere daha ilan ediyoruz ki, HDP umudun partisidir ve gelecektir.

3-4 Ağustos 2019