Saruhan Oluç: Hem kazanacağız hem de iktidara kaybettireceğiz

Parti Sözcümüz Saruhan Oluç, gündemdeki gelişmeleri değerlendirerek, HDP’nin kimi il ve ilçelerdeki adaylarını açıkladı. Oluç şunları söyledi:

Açlık grevlerinde yaşanacak sorunların sorumluluğu en başta Adalet Bakanlığı’ndadır

Bugün seçim ağırlıklı bir açıklamamız olacak. Çalışmalarımız devam ediyor. Ancak başlarken bir konuyu hatırlatmak istiyorum. Dün Meclis’te 'Barış ve Adalet Nöbeti' yaptık. Bugün Leyla Güven açlık grevinin 91’inci gününde. Cezaevleri 53. günde. Geçmiş dönem vekillerimiz Selma Irmak ve Sebahat Tuncel ise 22. günde. Özellikle cezaevlerinde açlık grevini sürdürenler ve Leyla Güven kritik eşiği aşmış durumdalar. 

Kamuoyu duyarlılığını arttırmak için yaptığımız barış nöbeti etkinliklerini bugün de Meclis'te sürdüreceğiz. Bu açlık grevlerinin nedeni İmralı'da Sayın Öcalan’a yönelik tecridin ortadan kaldırılmasıdır. Nisan 2015’ten beri yaklaşık 46 ay ve 1400 gündür sadece iki kez 15’er dakika aile görüşmesi yapılmıştır. Bu durum insani ve hukuki açıdan kabul edilebilir değildir. 

Bir kişi hükümlü olabilir, ceza almış olabilir, ama insani hakları vardır ve bunların kullandırılmaması devletin ve iktidarın hakkı değildir. Bir insanın bu kadar uzun süre avukatları ile görüştürülmemesi hukuki bir durum değildir. Hem iç hukuk açısından baktığımızda hem de Türkiye’nin imzalamış olduğu demokratik sözleşmeler açısından bu durum hukuki değildir. İktidara ve Adalet Bakanı’na bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; Leyla Güven Hakkari vekilimizdir ve 91 gündür açlık grevindedir. Bu konuda herhangi bir adım atılmaması demek, yaşanacak her türlü sorunun sorumluluğunun en başta Adalet Bakanlığı’nda olması demektir. 

Hem kazanacağız hem de iktidara kaybettireceğiz

Geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı yaptık ve seçimlerle ilgili bazı adımlarımızı, özellikle batı illerindeki tutumumuzu açıkladık. O günden beri kimi zaman ilgi ile kimi zaman da gülerek izliyoruz, herkes HDP’yi tartışıyor. TV’lere çıkıyor uzmanlar, akademisyenler, politikacılar, gazeteciler ve HDP’yi tartışıyorlar. Elbette HDP fiiln ve fiziken bu tartışmaların içinde bulunmuyor, ama hepsinin tartıştığı konu HDP. HDP ne yapmak istiyor? diye uzun uzun değerlendirmeler yapıyorlar. 

Bu kadar uzun tartışıp, yeni icatlarda bulunmalarına gerek yok. Söylediğimiz şudur ve bir kez daha söylüyoruz: Kürt illerinde kayyumların gasp ettiği yerlerde kazanmak, kayyumların olmadığı ve bizim belediyemiz olmayan yerleri de kazanmak; Batı’da ise iktidara kaybettirmek ve aynı zamanda kazanmak. Bu kadar basittir taktiğimiz. Hem kazanacağız hem de iktidara kaybettireceğiz diyoruz. 

HDP’nin bütün söylediği budur. Bu konuda çeşitli taktik adımlar atılmıştır. Çünkü HDP bu yerel seçimleri herhangi bir seçim olarak değerlendirmiyor. Bu bir demokrasi referandumudur. Çünkü Kürt illerinde halkın kendi oylarıyla seçtiği belediye başkanları ve meclis üyelerinin hakları gasp edilmiş, rehin alınmışlardır. Halkın iradesi çiğnenmiştir, yok sayılmıştır. Halkın iradesi gasp edilmiştir. 

Birinci işimiz oralarda demokrasiye, demokratik siyasete kazandırmaktır. Kayyumların atandığı bütün yerlerde ve daha önce kazanmadığımız yerlerde de başarılı bir sonuç elde etmektedir. Bunun için de Kürt partileri ve STK’larla başarılı ve değerli bir ittifak yapıldı, bu tarihsel bir ittifaktır. Bu konuda da adımlar atılıyor.

Batı’da seçmenlerimiz sandıkta güç birliği yapacaktır

Batı’da ise bütün bu tartışanlara bir kez daha söylüyoruz: Hiçbir parti ile açık, gizli ya da merkezi düzeyde yaptığımız bir ittifak yoktur. Batı’da seçmenlerimiz sandıkta güç birliği yapacaktır. Demokrasi güçleri ile el ele, kol kola davranacaklardır. Batı’daki temel yaklaşımımız bu olacaktır. 

Birazdan bir dizi yerle ilgili adaylarımıza dair açıklama yapacağım. Ancak ondan önce bir konuya daha değinmek istiyorum. 

Sedat Peker hangi bakanlığın basın sözcülüğünü yapıyor?

Her seçim öncesinde benzer bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Bir Sedat Peker seçim klasiği vakası var. Aslında iktidar mı Sedat Peker’leşti, yoksa Sedat Peker mi iktidarlaştı? bu net değil. Hangi iktidar kurumunun, hangi bakanlığın basın sözcüsü gibi davranıyor Sedat Peker merak ediyoruz. Aslında tahmin ediyoruz nerenin basın sözcüsü gibi davrandığını. Çünkü ya kan dökmekten ya da silahlanmaktan bahsediyor. Bir tür organize işlerin aktörü gibi konuşuyor. Konu esas itibari ile hala kaldıysa dürüst savcı ve yargıçların meselesidir ve hukuk alanında konuşulması gereken bir meseledir.

Ancak bununla bitmiyor. Dün Sedat Peker’in Meclis’te grubu bulunan bir siyasi partinin genel başkanı hakkında çok ağır ithamlarda bulunması demokratik siyaset açısından içler acısı bir durum yaratmıştır. Ne yazık ki demokratik siyaset alanında bu parti gereken cevabı henüz vermemiştir. Bu cevabın verilmesi gerekir. Bu konu hukukun ötesinde artık ciddi bir siyasi etik sorunu haline gelmiştir, bunun konuşulması ve buna cevap verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çok ağır ithamlar sessizlikle geçiştirilecek bir konu değildir. 

Sedat Peker vakası her seçim öncesi ortaya çıkıyor. Toplumda bir korku iklimi yaratılıyor, hem seçim sürecine hem de seçim sonuçlarına ilişkin bir korku iklimi yaratılıyor. Bunun hangi devlet kurumu tarafından teşvik edildiğini tahmin ediyoruz. Ama herkes şundan emin olsun, Türkiye’de demokrasi konusunda kararlı davrananlar, tüm demokrat ve vicdan sahibi yurttaşlarımız bu tür manipülasyonlar ve tehditlerle seçimlerin sağlıklı ve başarılı geçmesi konusundaki kararlılıklarından herhangi bir taviz vermezler. Çalışmalarını örgütlenme ve propaganda anlamında kararlı bir şekilde sürdürürler. 

Kadın aday oranında açık ara birinci sıradayız

Bugüne kadar çalışmalarımızı sürdürdüğümüz, ama açıklamadığımız bazı iller ve ilçeler var. Bunların bir kısmını daha bugün açıklıyoruz.

Önce bir konuya değineyim. Kamuoyunda tartışmalar yürütülüyor, ne kadar kadın aday gösterdi partiler diye. Tartışmasız bir biçimde açık ara birinci sıradayız. Çünkü eşit temsiliyet politikamız var. Bu bizim temel ilkemiz, evrensel özellik kazanmış bir tutumumuzdur. Diğer partilerin kadın adaylar konusunda bizimle yarışması mümkün değildir. Bu anlayışımıza göre de eşbaşkanlık sistemimiz nedeniyle iki kişi olarak adaylarımızı açıklıyoruz. 

Ağrı 
Ağrı Merkez: Yeliz Karaaslan - Abdurrahman Doğar 

Bingöl 
Bingöl Merkez: Hatice Kavran - Hişyar Özsoy 

Amed
Çınar: Necla Tamriş – Bedri Kaya 

Erzurum 
Hınıs: Nurcan Felekoğlu - Mehmet Bayraktar 

Iğdır 
Halfeli: Merve Madak - Hasan Safa 

Mersin 
Akdeniz: Emine Şilan Yüksekkaya - Aleddin Erdoğan 

Muş
Varto: Ülkü Karaaslan - Mahmut Yalçın 

Siirt
Siirt Merkez: Berivan Helen Işık - Resul Kaçar

Urfa 
Viranşehir: Roza Yazmacı - Hıdır Oktay 
Ceylanpınar: Narin Gezgör - Mehmet Ali Kahraman 

Bu arada adayımız Narin Gezgör dün bir açıklama yaptığı ve seçim bürosu açtığı esnada kolluk kuvvetlerinin saldırısına uğradı. Bunu esefle kınıyoruz. Biz seçim çalışması yürütürken iktidarın polis ile bize karşı çalışma yaptığını biliyoruz. Ama bu tür saldırılarla bizi yıldıramayacaklarını bilmeleri gerekiyor. Devam ediyorum. 

Bozova: Rabia Aslan - Mahmut Çakmak 

Dêrsim’de Dêrsim Devrimci Güç Birliği kuruldu, adaylar netleştirildi. 

Dêrsim Merkez: Nurşat Yeşil – Hıdır Demir 
Hozat: İlknur Doğan – Nesimi Ataş  
Pertek: Mustafa Taşkale  
Mazgirt: Ali Ekber Saratlı  
Akpazar: Songül Doğan –  Orhan Çelebi 
Nazımiye: Rahime Kızılkan – Özkan Arslan
Ovacık: Serpil Argın – Sinan Zenk 
Pülümür: Gürol Yılmaz 
Çemişgezek: Süleyman Karadağ 

Konya 
Konya Büyükşehir: Hangül Işık - Gıyasettin Almaz
Cihanbeyli: Serap Kaya - Mehmet Yalçın
Meram: Arif Baş
Karatay: Abdurrahman Aslan  
Ereğli: Sıddık Atıcı  
Selçuk: Ramazan Ot 

Yalova: Semra Gönenç - Yüksel Akın
Muğla: Dilek Dobrucalı - Mehmet Polat
Denizli: Şerife Yıldırım - Musa Aydın
Balıkesir Büyükşehir: Ali Kenanoğlu 

Önümüzdeki günlerde İzmir ve İstanbul ilçeleri için adaylarımızı açıklayacağız.  

Antep Büyükşehir'de ve Adıyaman Merkez'de aday göstermiyoruz

Antep’te Büyükşehir Belediyesi için Celal Doğan’a başarılar diliyoruz; yüreğimiz ve emeğimiz kendisi ile olacaktır. Adıyaman Merkez'de Belediye Başkanlığı için aday göstermiyoruz. 

Bugün açıklayacağımız iller bu şekilde. Herhangi bir sorunuz varsa cevaplandırayım. 

Soru: İzmir ve İstanbul için değişiklik var mı? 

İzmir Büyükşehir’de, İstanbul ve Adana Büyükşehir’de Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday çıkarmayacağımızı daha önce açıkladık. Bu konudaki duruşumuzda bir fark yok. Yerel demokrasi güçlerinin işaret edecekleri adaylara desteğimizi yönelteceğimizi söyledik. Bugün bunlara Antep Büyükşehir ve Adıyaman Merkezi ekledik. 

Soru: Adıyaman’da Ahmet Faruk Ünsal Saadet Partisi’nin adayı. Sizin adayınız yok. CHP ve İyi Parti de aday çıkarmayacak. Tutumunuz ne olacak? 

Ahmet Faruk Ünsal, insan hakları, adalet ve demokrasi mücadelesinde öne çıkmış bir isimdir. Başarılı olmasını isteriz, kendisine başarılar diliyoruz. Yereldeki arkadaşlarımız çalışmasına katkı sunacaktır. Kendisinin başarılı bir sonuç elde etmesi hem Adıyaman hem de Türkiye demokrasisine önemli katkı olacaktır. 

Soru: Bazı adaylarınızın yargılaması devam ediyor. Bunu bir sorun olarak görmüyor musunuz? 

Yargılama süreci devam ettiği sürece hiç kimse suçlu görülemez. Her türlü yurttaşlık hakkına sahiptirler. Vekillerimizin de dokunulmazlık kazanmalarına rağmen yargılamaları sürüyor. Çünkü bugün Türkiye’de evrensel hukuk çerçevesinde hareket eden bir yargıdan ve adalet mekanizmasından bahsetmek mümkün değildir. İktidarın sopası olarak hareket etmektedir çoğu yargı mensubu, bu sopayı da HDP üzerinde sallamaktadırlar. Yargılanan adaylarımız olabilir, bunu haber de yapanlar var. Ama yargılaması süren hiç kimse suçlu ilan edilemez. Bu çok açıktır.  

6 Şubat 2019