Oluç, İçişleri Bakanı'nın Van-Saray Belediyesi hakkındaki asılsız iddialarına faturalarla cevap verdi

Oluç, İçişleri Bakanı'nın Van-Saray Belediyesi hakkındaki asılsız iddialarına faturalarla cevap verdi

Grup Başkanvekilimiz Saruhan Oluç, Van-Saray Belediyesi Eşbaşkanımız Caziye Duman ile birlikte TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Oluç, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Saray Belediyesi hakkındaki asılsız iddialarına belgeleriyle cevap verdi ve şu ifadeleri kullandı:

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 20 Kasım 2019’da Meclis Plan Bütçe Komisyonu'nda Van’ın Saray Belediyesi ile ilgili bazı cümleler kurmuştu. Soylu, “Cemil Bayık talimat verdi, acilen paraları faturalarla birlikte aktarın dedi. 288 bin lira, 314 bin lira. Fatura var iş yok. Mülkiye müfettişleri tespit etti, mal ve hizmet alıyormuş gibi yapıp başka yerlere göndermişler” dedi. Bunun tamamen düzmece ve yalan olduğunu geçen günkü basın toplantısında söylemiştim. Bugün görevden uzaklaştırılmış olan Van-Saray Belediyesi Eşbaşkanımız Sayın Caziye Duman bizimle beraber. Kendi dönemindeki bütün faturaları getirdi.

Saray Belediyesi'nin harcamalarına dair faturalar elimizde

Süleyman Soylu’nun bu konuda söylediklerinin kesinlikle gerçekleri yansıtmadığını ifade edeceğim. Birçok fatura var, bazılarını göstereceğiz, ama bütün faturaları paylaşabiliriz istenirse. Bunların hepsinin altında ne kadarlık faturalar olduğu da görülüyor, nelere dair olduğu da. Bu faturaların hepsi Saray Belediye Başkanlığına kesilen faturalardır. Hangi hizmetler karşılığında olduğu da çok açıktır.

Saray Belediyesi kayyımın borçlarını ödedi

Biliyorsunuz, 31 Mart’tan görevden alınma süresine kadar yaklaşık 5 ay boyunca görev yapmıştır Belediye Eşbaşkanımız Caziye Duman. Van-Saray 27 bin nüfuslu bir ilçedir. Daha önce de kayyım atanmıştı Van-Saray İlçesi’ne ve atanan kayyımın bıraktığı borç 2 milyon 700 bin TL civarındaydı. Bu borç için aylık olarak 80 bin TL İller Bankası’na ödeme yapılmaktaydı. Van-Saray'daki belediyede personel giderleri de kayıtlarda vardır. Aylık 190 bin liralık personel gideri vardı. Van-Saray’ın ortalama aylık geliri 500 bin TL civarındaydı ve bütün gelir ve gider faturaları, makbuzlar hepsi elimizde vardır, bu 5 ay boyunca yapılmış olanlara ilişkin.

Tüm harcamalar halkın ve belediye meclisinin bilgisi ve önerileri çerçevesinde yapıldı

Şöyle bir işleyiş belediyede gündeme gelmişti; her meclis toplantısında gelir ve giderler belediye meclisine ve halka bilgi olarak sunulmuştu ve yapılmış olan bütün harcamalar halkın bilgisi dahilinde yapılmıştı. Belediyenin web sitesinde de bunlar açıklanmıştı. Dolayısıyla her ayki harcamalar, gelir ve gider açısından kayıt altına alınmıştı. Ayrıca işleyiş olarak da baktığımızda, her belediye toplantısında halkın önerileri alınmış ve bu öneriler doğrultusunda yapılan işler planlanmıştı.

Saray Belediyesi'ne açılan dava yok

Faturalara baktığımızda bu gerçekliği bir kez daha çok açık bir şekilde görüyoruz. Park, mesire alanı, güneş enerjili direkler, kadın yeşil alanı, taziye evi için planlanan kamelyalar, malzemeler giderleri olmuştur. Ayrıca 300 haneye ev yapımıyla ilgili olarak yapım malzemesi alınmıştır. Bu 300 hane de dilekçe ile başvurmuş, ne tür yapı malzemesine ihtiyaçları olduğunu belirtmişlerdir. Bunların hepsini toparlayacak olursak şunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz ki, Van-Saray Belediyesi'ndeki görevden uzaklaştırma kararı kesinlikle 5 ay boyunca yapılmış olan çalışmalarla ilgili değildir. Herhangi bir usulsüzlük, yolsuzluk söz konusu değildir. Bu konuda açılmış herhangi bir dava söz konusu değildir.

Süleyman Soylu'nun açıklaması tamamen asılsızdır

Bu konuda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Plan Bütçe Komisyonu’nda yaptığı açıklamalar ve kullandığı veriler tamamen asılsızdır. Her birinin ne için alındığı bu faturalarda çok açık bir şekilde yazılıdır. Ve ne kadar tutar olduğu da çok açık bir şekilde görülmektedir. Süleyman Soylu’nun verdiği rakamlara dönük herhangi bir fatura da yoktur. 288 bin lira, 314 bin lira gibi rakamlar telaffuz etmiştir, kesinlikle bu rakamlar yoktur. Zaten belli miktarın üzerindeki faturalar için de bir kapalı ihale sistemi vardır, bu da Belediye Kanunu’nda belirlenmiştir. Sözünü ettiği harcamaların olabilmesi için de kapalı ihale sisteminin işlemiş olması gerekir, ki bu da söz konusu değildir. Süleyman Soylu, Van-Saray Belediyesi ile ilgili tamamen asılsız rakamlar vermiştir. Bunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu durum sadece Saray Belediyesi için geçerli değildir elbette. Diğer belediyeler için de bu tür asılsız iddiaların olduğunu her seferinde vurguluyoruz.

Mardin Kayyımı’nın hediye faturaları hala açıklanmadı

Özellikle görev yapılmış olan döneme ilişkin olarak hiçbir belediyemizde usulsüz harcama, yolsuzluk, karşılığı olmayan fatura söz konusu değildir. Ama buna karşılık özellikle 2016’dan sonra atanmış olan kayyımlar dönemine dair elimizde çok sayıda fatura vardır. Bu faturaları her seferinde de gündeme getirdik. Örneğin Mardin Belediyesi’ne atanan kayyımın harcamalarıyla ilgili faturalar vardır. Bu faturaların çeşitli bakanlara, İçişleri Bakanı dahil olmak üzere ve AKP Genel Başkanı’na hediye faturası vardır. Hala bunların cevabı bize verilmedi. Bu hediyeler alındı mı? Alınmadıysa ve faturalar sahteyse, kayyımlar hakkında soruşturma başlatıldı mı? Cevap verilmedi tüm bu sorulara.

Hiçbir belediyemizde yolsuzluk, usulsüzlük yoktur

Bizim iddiamız nettir. Şimdiye kadar 24 belediyemize kayyım atanmıştır. Kayyım atamaları kesinlikle siyasidir. Hiçbir yolsuzlukla ya da usulsüz harcamayla alakası yoktur. Hiçbir işlenmiş suçla ilgisi olmayan atamalardır. Soruşturmalar tamamen uyduruk gerekçelere dayandırılmaktadır. Bu Van-Saray için de, Diyarbakır, Van, Mardin ve diğer belediyelerimiz için de geçerlidir. Esas hedef halkın iradesinin gasp edilmesi, sandık iradesinin yok sayılması ve bu sayede bir atanmışlar rejimi kurabilmektir.  

Açık bir Kürt düşmanlığı

Bu konudaki görüşlerimizi eleştirilerimizi durmaksızın hem Meclis Genel Kurulu’nda, hem basın toplantılarında, hem de halk toplantılarında dile getirdik, getirmeye devam edeceğiz. Kürt halkının iradesinin açıkça gasp edilmesinin hiçbir hukuka, hiçbir uluslararası demokratik sözleşmeye, Anayasa ve yasalara sığdırılamayacağını, bunun çok açık Kürt düşmanlığından kaynaklı olduğunu söyledik, söyleyeceğiz. 

27 Kasım 2019