‘Mücadelenin kalbi Cizre’den sesleniyoruz’ diyen Temelli: Gelin toplumsal barışı birlikte var edelim

Eş Genel Başkanımız Sezai Temelli, Cizre'de bayramlaşma ziyaretinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cizre Belediyesi’ndeki halkla bayramlaşma ziyaretinde konuşan Temelli şunları söyledi: 

Geçmiş Ramazan Bayramınızı bir kez daha kutluyorum. Sevgili arkadaşlarım sevgili yoldaşlarım hatırlıyorsunuz, 31 Mart için seçimlerine giderken Kürtlere, hepimize dediler ki "defolun gidin." Biz de dedik ki "hiçbir yere gitmiyoruz buradayız." İşte buradayız. Yine belediyemiz, iyiyiz ve yine buradayız, yine hep beraberiz. Peki kim gitti? Kayyım gitti. Ne dedik, bu kayyımları süpürüp atacağız. Cizre’den kararlılığımız, coşkumuz ve mücadelemizle o kayyımları süpürüp attık. Bütün rezilliği, hırsızlığı yolsuzluğu ile süpürüp attık. İşte rezilliğin, yolsuzluğunun listesi ve hesabı orada. Bu zulmün hesabını hep birlikte, adaletin önünde soracağız. Tıpkı bu iktidarın yaptığı zulmün hesabını soracağımız gibi. 

Nasıl ki Cizre’de kayyımları süpürüp attıysak İstanbul’da da bu zihniyeti süpürüp atacağız

Sevgili arkadaşlarım unutmayın siz Cizre’siniz, siz hakikatsiniz, hakikatin sesi hiçbir zaman susturulamaz. İşte o yüzden buradayız. Bu kayyım zihniyetine son vermek gerekiyor. Nasıl Cizre’de bu kayyım zihniyetine son verdiysek 23 Haziran’da İstanbul’da da kayyımı hep birlikte süpürüp atacağız. Çünkü artık bizde kayyım alerjisi var, nerede kayyım görsek süpürgeyi kapıyoruz, kovalıyoruz. Çünkü kabul etmiyoruz, kayyımcı zihniyeti,  tekçi anlayışı kabul etmiyoruz. Bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen, bütün farklılıkları yok sayan, halkları kamplaştıran, düşmanlaştıran bu anlayışı kabul etmiyoruz. Biz buradayız; farklılıklarımızla, kültürümüzle, dilimizle buradayız. Kürt halkı burada. Kürtler, Türkler bu topraklar üzerinde 72 millet bir arada yaşama iradesini her zaman ortaya koydu. Ortak vatanımızda, ortak geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız. Yurdumuza, mahallemize, köyümüze hep birlikte sahip çıkacağız, ortak vatanımızı var edene kadar barış ve demokrasi mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da direnerek mücadelemizi yükselterek bu ülkede demokratik cumhuriyeti var edene kadar yolumuza devam edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.  

Diyarbakır’da Kürdistan dedikleri gün Tatvan’da Bitlis’te Kürtçe tabelaları indiriyorlar

Dün bize Kürdistan dedik diye saldıranlar, bugün gelmişler Diyarbakır’da söylediğimizi tekrar ediyorlar. Neden, çünkü samimi değiller. Peşinde oldukları şey 3-5 oydur, bizim bu sahtekarlığa, bu kayyımcı zihniyete verecek tek bir oyumuz bile yok. Bunlar Diyarbakır’a gelir Kürdistan’dan bahsederler ama aynı gün Tatvan’da, Bitlis’te Kürtçe tabelayı indirirler. Bunlar gelirler belediyelerimizin girişine x-rey koyuyorlar. Ne arıyorsunuz? Suçlu arıyorlar. Bizden suçlu çıkmaz. Bin kere söyledim bizden insan çıkar insan. Suçlu arıyorsan git o kayyımları x-reydan geçir. Geçir de suç gör. Adeta içlerinde suç yuva yapmış. Çalıp çırpmadıkları bir şey kalmadı. Cizre’yi de yağmalamışlar. Bu anlayış halen iktidarını sürdürüyor. Buna izin vermeyeceğiz. Hem kayyımcı zihniyetten hem de bu tekçi anlayıştan hep birlikte kurtulacağız. 

Belediyelerimizi aldık şimdi yerel yönetim anlayışımızla, yerel demokrasi anlayışımızla, hep birlikte Cizre'yi halkların, emekçilerin, kadınların kenti yapacağız. Belediye eş başkanlarımız, belediye meclis üyelerimizle ama her şeyden önce sizlerle, halkımızla birlikte Cizre’yi yeniden özlediğimiz Cizre haline getireceğiz. Bir enkaz bıraktılar. O kayyımcı zihniyetin enkazını hep birlikte kaldıracağız, asla enseyi karartmak yok, asla bir adım geri atmayacağız, verdiğimiz sözün arkasında bu ülkeye barış ve özgürlük gelene kadar mücadele edeceğiz, ileriye gideceğiz. 

Öcalan bir kez daha demokratik çözüm önerisi getirmiştir

Sevgili Leyla Güven tam 200 gün direndi. O haykırışı bütün dünyayı kapladı. Cezaevlerinde binlerce tutsak günlerce direndi. Sonra o direniş sayesinde bugün İmralı’ya uygulanan mutlak tecrit kırılmıştır. Mutlak tecrit Türkiye’yi tecritleştirmek isteyen bir zihniyettir, bunu hep birlikte mücadelemizle kırdık. Türkiye'de tecrit uygulanmasına izin vermeyeceğimizi gösterdik. İmralı'daki tecridin kırılması Türkiye için hayırlı olmuştur. Evet hayırlı olmuştur. Çünkü Sayın Öcalan'dan bir kez daha Türkiye'ye demokratik siyaset içinde demokratik çözüm önerisini getirmiştir. Onurlu bir barış önerisini getirmiştir. Türkiye'nin özlemini duyduğu budur. Türkiye'nin özlemini duyduğu tekçilik değildir. Türkiye'nin özlemini duyduğu savaş, şiddet, baskı değildir. Türkiye'nin özlemini duyduğu şey yolsuzluk değildir. Bıktık bunlardan. Bunlara son verme zamanı gelmiştir. Türkiye'nin özlemini duyduğu şey onurlu bir barıştır, demokratik siyasettir, demokratik çözümdür. Türkiye'nin özlemini duyduğu şey Kürt meselesinin muhatapları ile bir an önce çözülmesidir. 

Muhatap Öcalandır: Kürt sorunun çözümü demokrasi için yol açacaktır

Bu meselenin muhatabı Sayın Öcalan'dır. Kürt meselesinin çözülmesi Türkiye'de demokrasi sorunun çözümü için yol açacaktır. Türkiye'nin özlemini duyduğu toplumsal barışın inşası için gerekli adımların atılmasını sağlayacaktır. Bunu anlatmaya çalışıyoruz ve bütün Türkiye'ye buradan Cizre'den bir kez daha çağrı yapıyoruz. Türkiye'de yıkılmış olan toplumsal barışı gelin hep birlikte yeniden var edelim. Gelin hep beraber yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlayalım. Bugün cezaevlerinde haksız, hukuksuz yere tutulan bütün yoldaşlarımızın salıverilmesi için yargı bağımsızlığını, tarafsızlığını insan haklarını, evrensel hukuk değerlerini hep birlikte inşa edelim.  

Birlikte hareket etmezsek bize hakaret etmeye, kentlerimizi yıkmaya devam edecekler

Eğer toplumsal barış konusunda bu desteği vermezseniz, taşın altına elinizi koymazsanız, bu iktidar bütün her yerde yaptığı gibi, Cizre'de yaptığı gibi, Van'da yaptığı gibi, Silopi'de yaptığı gibi Amed’de yaptığı gibi kentlerimizi yaşamımızı yıkmaya devam edecektir. Ve fütursuzca çıkıp  bize “bu ülkeden defolup gidin” demeye devam edeceklerdir. Buna izin vermemek için ortak vatanımızda, eşit yurttaşlık temelinde hep birlikte geleceğimize sahip çıkalım. Toplumsal barışı var edelim. Bunun yanı sıra ihtiyaç  duyduğumuz demokratik anayasayı gelin birlikte var edelim. Bütün topluma, siyasi partilere ve öncelikle Meclis’e çağrımızdır: Gelin iktidarın vesayetinden bu Meclis'i, ülkeyi kurtaralım. İktidarın bu tekçi anlayışından kurumlarımızı kurtaralım. Sadece Meclis değil Meclis’te olmayan partiler, toplumsal muhalefet, STK’lar, sendikalar, gelin herkes bu anayasa yapım sürecine katılsın. Gelin hep birlikte anayasamızı yapalım. Gelin layık olduğumuz bir irada yaşama irademizin var olacağı demokratik cumhuriyeti yeniden kuralım. Buradan, Cizre’den, bu mücadelenin kalbinden tüm Türkiye’ye çağrımızı yapıyoruz. Gelin demokrasi ittifakında buluşalım. Bir iktidar alternatifi yaratalım. Mecbur değiliz bu ceberut iktidarına, baskı rejimine, bu anlayışa. Gelin bu ittifakta buluşalım. Türkiye’ye toplumsal barış, demokrasi ve özgürlük gelsin, Ortadoğu’ya, Suriye'ye, Irak’a barış gelsin diye. Ortadoğu halkları kendi geleceklerine kendi iradeleriyle karar versin diye. Bu kadar kararlı ve inançlıyız. O yüzden diyoruz ki dönen dönsün yolundan biz dönmeyiz. Hepimizin yolu açık olsun. Serkeftin hevalno.

7 Haziran 2019

Etiketler : #Sezai Temelli