HDP'nin Boşnak Adayı: Üçüncü yol açma mücadelesi veriyoruz


Her kimlik ve kültürden adaylarla seçimlere ilk kez hazırlanan Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) Boşnak adayı, İzmir Dikili Belediye Eşbaşkan Adayı Semra Uzunok DİHA'ya değerlendirmelerde bulundu.

12 Eylül darbesi sonrasında kayıp bir kuşağın temsilcileri olarak yaşamlarına devam ettiklerini dile getiren Uzunok, "Türkiye'de barış ve demokrasi için birçok alanda çalışmalar yürüttüm. 2 yıldır İzmir'de HDK'nin ve HDP'nin çalışmalarını yürütüyorum. 30 ilçede seçimlere eşbaşkanlık sistemiyle aday olacağımızı açıkladık. Dikili'de olmam ve Dikili'deki politikayı az çok takip etmem nedeniyle aday oldum" dedi.

HDP'nin bir Türkiye projesi olduğunu dile getiren Uzunok, "Yıllardır süren mücadeleyi birleştirip, Türkiye'deki barış ve demokrasi mücadelesinin önünü açma projesidir. Türkiye'de süren 30 yıllık savaş ve bunun koşullarında politika yapmanın güçlülüğünü hepimiz gördük. 2013 Newroz'undan sonra barış sürecinin Türkiye'de halkların, inançların, sınıf mücadelesinin önünü açacak gibi görünüyor. Bu dönemde de AKP ve CHP'nin zihniyeti ortada. HDP olarak Türkiye'de bir üçüncü yol açma mücadelesi veriyoruz" diye belirtti.

17 Aralık operasyonunda Türkiye'de ortaya çıkan tablonun aslında yaklaşık 100 yıldır süren iktidarın bir çöküşü olduğunu anlatan Uzunok, halkın artık bu ülkede tek tip politikadan bıktığını söyledi. HDP olarak yıllardır yaratılan bu iklimi yıkmak için İzmir'in 30 ilçesinde aday olduklarını vurgulayan Uzunok, "Eşbaşkanlık sistemini savunuyoruz. Türkiye'de kadın mücadelesinde, önemli bir kazanım elde etmiş durumdayız. HDP cinsiyet eşitliği şiarıyla adaylarını belirledi. Fermuar sistemi dediğimiz sistemi uyguluyoruz. Burjuva partilerinin yaptığı gibi kadınları yüzdelere sıkıştırmadan seçilebilecek şartlar oluşturmanın çabasındayız. Bu seçimlerden sonra Türkiye'de kadının sesi daha çok yankılanacak" dedi.

Uzunok, Dikili'nin Boşnak, Arnavut, Alevi, Kürt, Laz, Çerkes gibi çeşitli etnik kimliklere sahip bir ilçe olduğuna da dikkat çekti. Yine deniz kıyısında yer almasına rağmen deniz turizminin çok gelişmediğini dile getiren Uzunok, "Termal suyu olmasına rağmen seracılık yada termal turizmi gelişmiyor. Kozmopolitik bir ilçe. Genç nüfusu var. Kadın ve erkek nüfusu birbirine çok yakın. İşsizliğin gençliği geleceksizleştirdiği, hergün 5 kadının cinayete kurban gittiği, Kürtlerin yerlerinden sürülerek geldikleri bu coğrafyada, yeni bir politik alan açmaya çalışıyoruz. Çünkü artık şehir yaşayanındır" şeklinde konuştu.

İlkokulu Dikili'de okuduğunu anlatan Uzunok, "Dikili'de ilkokulda okurken mahallemizde bir kilise vardı. Benim çocukluğumda kilisenin duvarları vardı. Şimdi baktığınızda İzmir'de Rumların yaşadığına başka etnik kimliklerin yaşadığına dair hiçbir ibare bulamazsınız. Bu talan zihniyeti Dikili'nin o güzel tarihini yok etmiş. O kültüre dair hiçbir şey bırakmamış. Şimdi bir diyoruz ki, bu topraklar tarihten aldığı güçlerle ancak ileriye adım atabilir. Geçmişten aldığınız güç yoksa sadece bina dikebilirsiniz. Sadece müteahhitleri zengin edebilirsiniz" dedi.

Uzunok, kendi kimliğine ilişkin de şunları söyledi: "Boşnaklar örgütsüz bir halk. Çünkü örgütlenmek için yan yana olmak gerekiyor. Oysa Türkiye'deki asimilasyon politikası Boşnakları da ülkenin her yerine dağıtmış. Aslında kimliklerini dillerini bir kuşakta unutmuşlar. Örneğin ben bir Boşnak aileden geliyorum. Biz bir kuşakta dilimizi yitirdik. Ben Boşnakça bilmiyorum."

Türkiye'de Kürt özgürlük hareketinin bilinçsel bir sıçrama yarattığına dikkat çeken Uzunok, "Boşnak derneklerine bakıyorum. Buradan aldıkları güçle örgütlenerek yan yana geliyorlar. 1992 kırımında da dünyanın her tarafına savrulduk. Oradaki soykırıma baktığımız gibi Türkiye'deki diğer soykırımlara da öyle bakmalıyız. Sırpların Boşnaklara yaptığını bizler diğer kimliklere yapmamalıyız. Ezilen ulus olarak onların acılarını biz anlamalıyız. Çünkü bizim tarihimizde de birçok katliam var. Biz acılarımızdan beslenerek başka ulusların, başka kimliklerin, başka inançların, nefret cinayetlerinin önüne geçmeliyiz. Hep birlikte örgütlü halk yenilmez şiarıyla nerede nasıl olursak olalım örgütlenelim. Demokrasi ve barış mücadelesine katkı sunalım" dedi.

06.02.2014