Buldan: İstanbul’da AKP-MHP’ye kaybettirmek için 31 Mart’taki tavrımızı 23 Haziran’da da sürdüreceğiz

Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan, Hakkari'de bayramlaşma ziyaretinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. HDP İl Binası ve Hakkari Belediyesi'ni ziyaret eden Buldan, şunları söyledi: 

Gelê me yê hêja. Cejna hemû kurdan û hemû misilmanan pîroz be. Hûn bi xêr hatin ser seran ser çavan re hatin. Hepinizin Ramazan Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bu bayramın bir kez daha barışa, özgürlüğe, kardeşliğe ve demokrasiye vesilesi olmasını diliyorum. 3 gündür Kars’a, Iğdır’a, bugün de Hakkari’ye halkımızın bayramını kutlamak üzere geldik. İstanbul milletvekilimiz sevgili Hüda Kaya, Iğdır milletvekilimiz sevgili Habip Eksik, Van milletvekilimiz sevgili Muazzez Orhan ve PM üyelerimizle birlikte halkımızın bayramını kutlamak için geldiğimiz Hakkari'de, her zaman ki gibi büyük bir coşku her zamanki gibi büyük bir moral ile karşılandık. Hakkari hep böyledir; hep coşkuludur Hakkari, hep morallidir. Her zaman HDP'nin değerlerine sahip çıkan en önemli kentlerimizden biridir. Bugün bir kez daha burada bu morali bu coşkuyu bu sevinci sizlerle paylaşmanın sizlerle birlikte yaşamanın onuru ve gururunu yaşıyoruz. İyi ki varsınız sevgili Hakkarililer iyi ki varsınız. 

Hakkari asla kopacağımız bir kent değil

Benim memleketim Hakkari. Buralarda doğdum, buralarda büyüdüm. Hakkari’nin suyu, havası, toprağı ile büyüdüm. Hakkari benim için her zaman çok ayrı bir yere sahiptir. Çocukluğumda, gençliğimde ve gençliğimden sonra da belki buraları bırakıp gittik ama buralarla bağımızı hiçbir zaman koparmadık. Hakkari’nin toprağı, suyu ve havası bağların koparılacağı bir kent değildir. Bırakıp terk edilecek bir kent değildir. Zorunlu olarak buralardan çıksanız da aklınızın, yüreğinizin yarısı mutlaka Hakkari’de kalır. Tıpkı bende olduğu gibi aklım ve yüreğim sürekli Hakkari'dedir. Bir partinin Eş Genel Başkanı olarak, yapılan programlarda hep Hakkari’ye ben gideyim derim. Hakkari’nin programına ben katılayım derim. O yüzden de buraya gelirim. Bu bayramda da burada olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. 

Sizin seçtiğiniz vekil başardı: Tecrit kısmen kırıldı

Uzun süredir aslında bizler bayram kutlamadık, uzun yıllar bayramları hep buruk geçirdik. Acının, gözyaşının, ölümlerin yaşandığı bayramlarda elbette ki bayram kutlanmaz. Bizler bayramdır diye hep bayramlarda insanlarla bir araya geldik ama hep yüreğimiz buruk olarak bayramları kutladık. Bu bayram diğerlerinden biraz daha farklı. Bu bayram diğer bayramlarda yaşadığımız o burukluğun o acının biraz daha gölgede kaldığı, umutların, cesaretin, sevincin, geleceğe dair beklentilerin yüksek olduğu bir bayramı karşılıyoruz. Çünkü uzun yıllardır bayramları aslında hep tecridin olduğu dönemde karşıladık. Ama bu bayram büyük bir direniş sayesinde sizin seçtiğiniz bir milletvekilinin başlatmış olduğu Hakkari Milletvekilimiz sevgili Leyla Güven’in başlatmış olduğu 200 günlük direnişin neticesinde tecridin kısmen kırılmış olduğu, kısmen kaldırılmış olduğu bir bayrama denk gelmiş olması bizler için anlamlı ve kıymetlidir.

Leyla en kısa zamanda Hakkari'de olacak

Sizin vekiliniz sizin seçtiğiniz Hakkari milletvekilimiz sevgili Leyla Güven büyük bir direnişin altına imza attı. Buradan sevgili Leyla'ya özel sevgilerimizi ve saygılarımızı gönderiyoruz ve bayramını kutluyoruz. En kısa zamanda sevgili Leyla vekilimiz Hakkari'ye gelecek. Hatta hiç beklemeyeyim hemen gideyim dedi biz izin vermedik. Önce sağlık, önce toparlan ondan sonra Hakkari'ye git ve Hakkari halkıyla buluş dedik. Şu anda Leyla Güven ve onunla birlikte açlık grevinde olan bütün arkadaşlarımız cezaevlerinde ve dışarıda olan binlerce arkadaşımız aynı sevinci, aynı coşkuyu bizlerle birlikte yaşıyorlar. 

Tecrit bütün Türkiye’ye uygulanan bir yönetim anlayışıdır

Bu coşkunun, bu moralin, Leyla'nın başlattığı ve cezaevleri ile dışarıda binlerce insanın destek verdiği açlık grevlerinin neticesinde İmralı adasında Sayın Öcalan’ın avukatları ve ailesi ile görüşmeleri kısmen de olsa başlamıştır. Bu önemlidir sevgili arkadaşlar. Çünkü biz biliyoruz ki tecrit sadece İmralı’da değil, tecrit sadece Sayın Öcalan üzerinde değil onunla birlikte tüm Türkiye’ye yayılan ve yönetim biçimi haline gelen, insanları susturmaya, izole etmeye çalışan bir anlayış biçimidir. Tecrit ile birlikte bu ülkenin ne hale geldiğini hepimiz gördük. Tıkanan siyaset kanalları ile birlikte cezaevlerine atılan insanlar belediyelerin gasp edilmesi, başkanlarımızın yerine atanan kayyımlar ve bununla birlikte demokrasiye vurulan darbe ile barışı isteyenler, demokrasiyi dillendirenler ve özgürlüğü talepler edenler ne yazık ki cezaevlerinde rehin olarak tutuluyorlar. İşte onun için diyoruz ki tecrit sadece İmralı'ya değil tüm Türkiye’ye uygulanan bir yönetim anlayışıdır. Çünkü tecrit ile birlikte 2011’de başlayan 2015’te sona eren müzakere sürecinin bitirilmesi ile birlikte tıkanan siyaset kanalları Türkiye’yi içinden çıkılmaz hale getiren, geri dönüşü olmayan bir yola sürükleyen bu anlayışın ortadan kalkması için büyük bir mücadele verdik. 

Direnişin başarısı istersek üstesinden gelemeyeceğimiz sorun olmadığını gösterdi

Açlık grevleri sadece cezaevlerinde olmadı, dışarıda milletvekillerimiz, Avrupa'nın dört bir tarafında arkadaşlarımız bedenlerini açlık grevlerine yatırırken insanlar ölmesin, gençler toprağın altına girmesin, tecrit kalksın dediler. Çünkü şunu da biliyoruz, tecrit ile birlikte başlayan bu sürecin sonunda verilen bu büyük mücadele ile birlikte bizlerin birçok şeyi başarabileceği de kanıtlandı. Demek ki istersek demek ki büyük bir cesaret gösterebilirsek bizler bir çok şeyin üstesinden gelebiliriz. O tıkalı olan siyaset kanallarını tekrar açabilmenin, özgür ve demokratik bir Türkiye’yi var etmenin koşulları elbette mücadele etmekten geçiyor. Çünkü bu ülkeyi yönetenler kendi gelecekleri ve yarınları için kendi menfaatleri için yapmadıkları şey bırakmadılar. Hakkari halkı bunu çok iyi bilir. Atadıkları kayyım belediyede bırakın halka hizmet etmeyi belediyeyi talan eden, belediyeyi wêran eden, belediyeyi borç bataklığına sürükleyen ve arkasında trilyonlarca lira borç bırakan bir belediyeyi Hakkari halkı kabul etmediğini 31 Mart tarihinde ortaya koymuştur. Hakkari halkı kayyımı gönderirken önemli bir tercih yapmıştır. Parti olarak aldığımız kararın arkasında durmuştur. Parti olarak şu kararı almıştık. Kayyımları geri göndereceğiz Türkiye’nin batısında AKP’ye kaybettireceğiz. Bunu kısmen başardık. 

31 Mart’ta AKP’ye verdiğimiz dersin gururunu yaşıyoruz

Kaybettiğimiz yerleri de sevgili arkadaşlar inanın elimizden zorbalıkla aldılar. Şemdinli’yi, Çukurca’yı yine diğer il ve ilçelerini özellikle Şırnak başta olmak üzere birçok yeri yaptıkları hileler, usulsüzlüklerle gasp ettiler, belediyeleri halkın elinden aldılar. Belki Hakkari’de buna güçleri yetmedi ama diğer yerlerde büyük oyunlar oynadılar ve halkımızın iradesini bir kez daha gasp ettiler. 

Hakkari bu tercihi yaparken sadece Hakkari’ye değil aslında Türkiye’nin her yerine örnek olacak bir davranışı ortaya koydular. Kayyımları Hakkari’den süpürüp gönderdiler. Sizlere bir kez daha teşekkür ederiz. Biz kayyımları göndereceğiz Türkiye’nin batısında da AKP’ye kaybettireceğiz dedik. Bunu da başardık. Bu stratejimiz İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin’de bir çok yerde ismini sayamayacağım ilçelerde AKP’ye kaybettirdiğimiz strateji bugün Türkiye’ye yönetenlere ders olmuştur. Biz AKP’ye sandıkta ders verdik. Sen Kürtleri yok sayarsan, Kürtleri inkar edersen, vekillerini ve belediye başkanlarını rehin olarak cezaevlerine koyarsan, belediyelere kayyım atarsan Kürtler ve demokrasi güçleri sana ders verir. Bu dersi 31 Mart tüm Türkiye’ye gösterdik bunun gururunu yaşıyoruz. 

23 Haziran’da AKP-MHP’ye yeni bir ders vereceğiz

Şimdi ders vereceğimiz yeni bir tarih var önümüzde. 23 Haziran İstanbul seçimleri. Evet istanbul seçimleri bizler açısından önemli bir seçimdir. Biz İstanbul seçimlerine gasp edilen Şırnak belediyesi'ni gasp edenlere ders vermek, Şemdinli, Çukurca, Uludere’yi elimizden zorla alan, gasp eden anlayışa ders vermek için şimdi 23 Haziran’ı dört gözle bekliyor, iple çekiyoruz. Biz İstanbul’da AKP-MHP adayı kaybetsin demokrasi güçleri kazansın diye 31 Mart’taki tavrımızı 23 Haziran’da da hayata geçireceğiz. Bir kez daha İstanbul halkının İstanbul’da yaşayan tüm halkların tercihi olan demokrasi güçlerinin adayını desteklemek için var gücümüzle çalışacağız. Bütün milletvekillerimizle biz iki eşbaşkan başta olmak üzere partimizin bütün yönetici ve kadroları ile İstanbul’a çıkarma yapacağız. 23 Haziran’a kadar gece gündüz çalışacağız. Durmadan, uyumadan, yemeden, içmeden çalışacağız ki AKP’ye kaybettirelim. 

Tıkanan demokratik siyaset kanallarının yeniden açılması için 23 Haziran seçimleri önemlidir

Burada sizlere de büyük bir görev ve sorumluluk düştüğünü özellikle belirtmek isterim. İstanbul’da Hakkari’liler var. İstanbul’da Yüksekovalılar, Şemdinliler, Serhedliler var. Ben Kars’ta da Iğdır'da da aynı şeyi söyledim burada da tekrar etmek isterim. Ulaşabildiğiniz herkese ulaşın, dostlarınıza, akrabalarınıza yoldaşlarınıza, kime ulaşabilirseniz ulaşın 23 Haziran’da herkesin sandığa gitmesini ve herkesin demokrasi gücüne sahip çıkmasını onlara söyleyin. Bizim sizden şu an tek talebimiz budur. İnanın ki 23 Haziran ile birlikte o özlediğimiz, o beklediğiniz, arzu ettiğimiz, murat ettiğimiz Türkiye’nin demokratikleşmesi, özgürleşmesi, Türkiye’de tıkanan demokratik siyaset kanallarının tekrar açılması için 23 Haziran bizim için anlamlı ve önemlidir. Hep birlikte kazanacağımıza yürekten inanıyoruz. Hep birlikte başaracağımıza yürekten inanıyoruz. Yolunuz ve yolumuz açık olsun, hepinizin bayramını bir kez daha kutluyorum. 

8 Haziran 2019

Etiketler : #Pervin Buldan