Buldan: Dolmabahçe Mutabakatı’nı inkar etmemiş olsaydınız Rusya ile mutabakat yapmak zorunda kalmayacaktınız

Buldan: Dolmabahçe Mutabakatı’nı inkar etmemiş olsaydınız Rusya ile mutabakat yapmak zorunda kalmayacaktınız

Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan Diyarbakır Dağkapı Meydanı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Buldan şöyle konuştu:  

Yüzyıllardır bu ülkeyi yönetenler sürekli Kürtleri ezdiler, inkar ettiler, yok saydılar

Öncelikle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bugün 3 gündür HDP milletvekilleri, yöneticileri ve halkımızla birlikte, burada, bu sokaklarda, hem kayyım, hem tutuklama, hem tecrit hem de savaş politikalarına karşı parlamentodan çıktık, 3 günlüğüne parlamentoya ara verdik ve Diyarbakır’a geldik. Halkımızla birlikte bize karşı uygulanan zulme, baskılara ve bütün müdahalelere karşı buna tepki vermek üzere buradayız. Biz biliyoruz ki yıllardır, yüzyıllardır bu ülkeyi yönetenler sürekli Kürtleri ezdiler, inkar ettiler, yok saydılar ve her türlü baskı ve şiddet politikaları ile ezmeye çalıştılar.

Kürtleri Suriye’den çıkarmak isteyenler bilsin ki Kürtler boyun eğmeyecek

Bugün Kürtlere yaşama hakkını bile tanımayanlar, Suriye’ye girerek Suriye topraklarına savaş açanlar, Kürt halkını Suriye topraklarından çıkarmak isteyenler  şunu bilsin ki Kürt halkı yüzyıllardır sizin bütün saldırılarınıza, zulmünüze boyun eğmedi, diz çökmedi, biat etmedi. Bugünden itibaren de sizin zulmünüze boyun eğmeyeceğiz, biat etmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz. Öldürülen Kürt, ezilen Kürt, yok sayılan Kürt, topraklarından sürülen Kürt, seçilen ama görevini yerine getirmesine izin verilmeyen Kürt,  tutuklanan Kürt, cezaevine gönderilen Kürt, ezilen Kürt, her türlü baskıya maruz kalan yine Kürt.

Yarın sandık kurulsa Amed halkı bir kez daha iradesine sahip çıkacaktır

Bugün “Kürtlerle düşmanlığımız yok, Kürt halkıyla bir sorunumuz yok” diyenler vicdanlarını biraz sorgulasınlar. Bu kentlerde Kürtlere her türlü zulmü yapacaksınız, Kürtlerin seçilmişlerini cezaevine göndereceksiniz, Kürt halkının elde etmiş olduğu kazanımı gasp etmeye çalışacaksınız ama şunu bilin ki yarın bu meydana bir kez daha sandık kurulsa Amed halkı Diyarbakır halkı, bir kez daha kendi iradesine sahip çıkacaktır.

Dolmabahçe Mutabakatı’nı inkar etmemiş olsaydınız Rusya ile mutabakat yapmak zorunda kalmayacaktınız 
 
Suriye topraklarına yapılan müdahalenin, yapılan savaşın yanlış olduğunu, gereksiz olduğunu, orada yaşayan halkların barış içinde kardeşçe yaşadıkları, hiç kimseye zerre kadar zararı olmadığını birçok kez, birçok yerde söyledik. Oraya gitmeyin, müdahale etmeyin dedik. Bu yaptığınız savaş politikası yanlıştır dedik. Halkları, Kürt halkını, Suriye halklarını kendi topraklarından çıkarmayın dedik. 8 yıldır Afrin başta olmak üzere Suriye topraklarında elde edilen bütün kazanımlarına yönelik her türlü müdahaleyi yaptınız. Ama en son geldiğiniz nokta Rusya ile 10 maddelik bir mutabakatı imzalamak oldu. Keşke, başından beri 2015 yılında yapılan Dolmabahçe Mutabakatı’nı tanımış olsaydınız o mutabakatı inkar etmemiş olsaydınız bugün Rusya ile yeni bir mutabakat imzalamak zorunda kalmayacaktınız. Dolmabahçe mutabakatı Türkiye’nin, Suriye‘nin demokratikleşmesi Ortadoğu’nun demokratikleşmesi anlamına geliyordu. Ancak o görüntüden sonra Sayın Öcalan’ın ve onunla birlikte devlet heyetinin hazırladığı 10 maddelik mutabakatı siz Türkiye halklarına ve Ortadoğu halklarına çok gördünüz.

Kürtlerle çatışma ve savaşı değil, barış ve diyalog kurmayı bekliyoruz

Ne olduysa zaten o günden sonra oldu. Bu savaş ısrarı ile çatışma süreçleriyle birlikte güvenlikçi politikaları önünüze koydunuz, demokratikleşmeden, insan haklarından uzaklaştınız ve her türlü zulmü uygulamaya devam ettiniz. Amed halkının seçtiği sevgili Selçuk Mızraklı’yı başta olmak üzere bu kentin yiğit evlatlarını cezaevine koydunuz. Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak hala cezaevinde. Onları cezaevine koydunuz, fakat hemen sonra kurulan sandıklarda sizin kayyımlarınız değil bu halkın iradesi kazandı. Bu yanlıştan bir an önce vazgeçmenizi, çatışma ve savaşla değil bir kez de Kürtlerle barışmayı, diyalogu ve müzakereyi sizlerden bekliyoruz. Bu ülke hem Kürtlerin hem de Türklerin ülkesi. Suriye Kürt halkının, orada yaşayan halkların ülkesi. Herkesin birbirine saygı ve sevgili ile yaklaşması gereken bir süreçten geçiyoruz. Bu sürecin mutlaka kazananı olacaktır. Bu sürecin kazananı Kürtler olacaktır.

Suriye haklarının da Türkiye halklarının da barışa, adalete, demokrasiye ihtiyacı vardır

Bir kez daha Suriye'ye yönelik başlatılan savaştan bir an önce vazgeçilmesi ve şu anda orada oluşturulan güvenlikli bölgeden çıkılması ve o toprakların Suriye  halklarına teslim edilmesini gerektiğini ifade etmek istiyorum. Suriye haklarının da Türkiye halklarının da barışa, adalete, demokrasiye ihtiyacı vardır. Barışın, adaletin ve demokrasinin tesisini hep birlikte yapmak, kurmak durumundayız.  Derhal Suriye  topraklarından diğer güçlerin çıkması ve o toprakların Suriye  haklarına teslim edilmesi gerekiyor. Burada oturma eylemimiz var. Bu oturma eyleme ile birlikte bugünkü tepkimizi de ortaya koyacağız. Nerede, ne zaman halkımız, halklarımız zarar görürse, mağdur olursa biz oradayız orada olacağız, onların yanında olmaya devam edeceğiz. Bu zulüm bitecek bu devran dönecek. AKP iktidarı artık son demlerini yaşıyor. Yarın sandık kurulsa AKP iktidarı kaybetmiş olacak. Bu ülke Türkiye halklarınındır, Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Süryanilerin, Alevilerindir, Sünnilerindir. Bu ülke hepimizindir. Barış ve özgürlük içinde yaşacağımız günler yakındır. Direne direne kazanacağız. 

25 Ekim 2019

Etiketler : #Pervin Buldan