Buldan: Çalışmalarımızın yer aldığı tek televizyon var: Tayyip TV

Buldan: Çalışmalarımızın yer aldığı tek televizyon var: Tayyip TV

Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan, seçim coşkusunu ve çalışmalarını Mersin’in Akdeniz ilçesine taşıdı. uldan, burada toplanan coşkulu kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi: 

(Sizinle gurur duyuyoruz sloganına karşılık) Biz Mersin ile Akdeniz ile gurur duyuyoruz. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz! Hûn bi xêr hatine ser seran serçavan hatine. Bugün burada olmaktan Akdeniz’de olmaktan büyük bir mutluluk, onur, gurur duyuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız. Ben bugün buraya Serhed’den geldim. Sizlere Serhed’in, Botan’ın, Amed’in selamlarını getirdim. Görüyoruz ki Serhedliler burada, Botanlılar, Amedliler burada, Mersinliler burada. İyi ki varsınız sevgili yoldaşlar, iyi ki buradasınız!

Mersin bir arada yaşamın, çoğulculuğun, çok renkliliğinin, çok sesliliğin olduğu Türkiye’nin ender kentlerinden biridir. Burada yaşayan herkes; Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkesiyle, Arabıyla, Terekemesiyle, Alevisiyle, Sünnisiyle barış içerisinde kardeşçe bir arada yaşamın en güzel örneğini vermektedir. Bu çoğulculuğu, bu çok sesliliği kimsenin yok etmesine asla izin vermeyeceğiz. Akdeniz çoğulcu ve bir arada yaşamanın merkezi olmaya devam edecek. Bu kente tek sesi, tek adamlığı ve tekçiliği getirmelerine ve buraya hakim kılmalarına asla izin vermeyeceğiz.

Fazıl Türk ve Yüksel Mutlu’nun bıraktığı bayrağı yeni arkadaşlarımız taşıyacak

Akdeniz ilçesi bu halkın iradesine saygı duymayan, halkın iradesini ipotek altına alan ve sizin oylarınızla seçilen Sevgili Fazıl Türk ve Yüksel Mutlu’yu uzaklaştıran anlayışa gereken dersi verecektir. Onların bıraktığı bayrağı yeni seçeceğiniz eş başkanlar alacak ve bu bayrağı layığıyla taşıyacaktır. Onlar sizin iradenize saygısızlık yaptılar. Hukuksuzlukla seçimde, sandıkta alamadıklarını gasp ederek, belediyeye kayyım atayarak sizin iradenizi teslim almaya çalıştılar. Onlar zannettiler ki Fazıl Türk ve Yüksel Mutlu arkadaşlarımız görevden alınırsa, Akdeniz’de HDP bir daha bir araya gelemez. Onlar zannettiler ki adaylık sürecinde Alaaddin Erdoğan yoldaşımızı veto edersek, HDP bir daha bir araya gelemez. Binlerce Fazıl Türk, binlerce Yüksel Mutlu ve binlerce Alaaddin Erdoğan var. İşte o kayyımlar sadece sizin iradenize saygısızlık yapmakla yetinmediler. 

Kayyımların kapattığı her kurumun yerine 3 tane 4 tane yeni kurum açacağız

Kadın kurumlarımızı kapatarak, belediyenin size hizmet etmek için açtığı bütün kurumları kapatarak bir halka en büyük saygısızlığı yaptılar. O kayyımlar bugün gideceklerini bildikleri için belediyenin taşınmaz mallarını valiliğe ve emniyete devretmeye başlamışlar. Ancak şunu bilsinler ki sizin kapattığınız kurumların yerine yeni seçilecek olan eş başkanlarımız iki, üç, dört tane daha açacak. İstediğiniz kadar kapatın. Botan’da, Serhed’de halkımız kayyımların biletini kesmiş bugün. Bir kez daha Akdeniz’de de kayyımların biletini kesmek için geldik buraya. Onları Ankara’ya göndermek için geldik.

Her gittiğimiz yerde aynı coşku var

Şırnak’ta da, gittiğimiz her yerde de aynı coşku, aynı moral, aynı kararlılık var. Bugün burada bir kez daha gördük ki sadece Şırnak ve Hakkari’de değil, Mersin’de, Akdeniz’de de aynı kararlılık, aynı coşku, heyecan ve moral var. İşte 31 Mart’ın göstergesidir bu görüntü. 31 Mart’ta kazanacağımızın görüntüsüdür bu!

O belediyeler halkımızındı yeniden alıp halkımıza teslim edeceğiz

Sevgili halkımız, yoldaşlarım, bizler bu yola çıkarken şunu söyledik: halkımızın belediyelerine atanan kayyımları 31 Mart tarihinde Ankara’ya göndereceğiz. Kayyımlardan o belediyeleri alıp, bir kez daha halkımıza teslim edeceğiz. Çünkü o belediyeler sizin belediyeleriniz, sizler seçtiniz. Ancak, kayyımları görev başına getirip bir halkın iradesine ipotek koyanlar şunu görsünler: Kayyımların vakti artık doldu. Bu ülkede bir kez daha bunu yapmaya cesaret edemeyecekler.

Mersin ve Akdeniz AKP ve ortağına iyi bir ders verecek

Özellikle Mersin açısından ifade etmek istediğim bir şey var. Akdeniz Belediyesi’nde HDP’nin rengi, sesi, görüntüsü hiçbir zaman yok olmayacak. 31 Mart tarihinde de halkımız HDP etrafında kenetlenerek sandıkta AKP ve MHP’ye iyi bir ders verecek, bunu biliyoruz. Bizler burada en yüksek oyla hem kayyıma hem de AKP hükümetine büyük bir ders vereceğiz. 31 Mart tarihi, onlara vereceğimiz dersin tarihi olacak. Akdeniz halkı bir kez daha tarih yazacak. Bir kez daha destan yazacak. Bunu biliyoruz, size güveniyoruz, size inanıyoruz.

Mersin’de oylarımız demokrasi güç birliğinedir

Ancak Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde aday çıkarmadık. Bunu da halkımızın geleceği için demokratik güç birliği adayından yana olduğumuzu her fırsatta söyledik, bir kez daha söylüyoruz: Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde demokrasi güç birliği adayına oy vermenizi istiyoruz. Siz kim olduğunu çok iyi biliyorsunuz, söylemeye gerek bile duymuyoruz.

Ülkeyi uçuracağız diye diye uçurumun kenarına getirdiler

AKP iktidarından kurtulmanın, AKP’ye ders vermenin artık zamanı gelmiştir. Bu ülkeyi 17 yıldır yönetmelerine rağmen bu ülkeye barışın, huzurun, adaletin, özgürlüklerin gelmesine yönelik tek bir katkıları olmadı. Bu ülkeyi her seçim döneminde bir yığın vaatle uçuracağız demelerine rağmen bu ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler. Ekonomik krizden, sosyal krizden, siyasi krizden, toplumsal krizden halkımız artık bıktı. Bu kentte tarımcılığı ve hayvancılığı bitirdiler, esnafımız, işçimiz iflasın eşiğine geldi. Mersin halkının AKP’nin bu kentte yaptıklarına bakarak oylarını kullanmasını istiyoruz.

Halkımızın bu yalanlara karnı tok

Evet, bugün Türkiye’de büyük bir ekonomik kriz var. Bu krizle birlikte aslında Türkiye halklarının AKP’ye büyük bir ders vereceğine yürekten inanıyoruz. Bugün kendi iktidarlarını korumak için, kendi koltuklarını korumak için, kendi yandaşlarına, müteahhitlerine Türkiye'nin her yerinde arsaları peşkeş çekenler, parsel parsel satanlar şunu bilsinler ki artık halkımızın onların yalanlarına karnı tok. Ancak şunu da görüyoruz, artık yaptıkları mitinglerde insanlara vaat edecek hiçbir şeyleri kalmamış. Söyleyecek tek bir kelimeleri dahi yok. O yüzden de Tayyip Bey gittiği her yerde bütün mitinglerde sadece ve sadece HDP’den bahsediyor. HDP’nin milletvekillerinden, HDP’nin Eş Genel Başkanlarından bahsediyor.

Bizi ve çalışmalarımızı tek bir televizyon veriyor: Tayyip TV

Bugün yaptığımız çalışmalar, mitingler ve etkinlikler hiçbir şekilde medyada yer almazken bizi gösteren tek bir televizyon var. O da Tayyip TV. Çünkü bütün mitinglerinde bizlerin sinevizyonunu göstermekten başka, bizim sesimizi görüntümüzü halka izletmekten başka hiçbir şey yapmıyorlar. Ama şunu bilsinler ve görsünler ki halkımız her yerde, her koşulda, her türlü engellemeye rağmen HDP’yi hiçbir zaman sahipsiz bırakmadı, hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Tıpkı bugün burada olduğu gibi, tıpkı Akdeniz gibi Mersin gibi.

AKP ve MHP kendisi gibi düşünmeyen herkesi düşman olarak görüyor

Sevgili halkımız 31 Mart tarihi elbette Türkiye açısından önemli bir seçim tarihidir. Bu seçimde özellikle AKP ve küçük ortağı olan MHP’nin diğer muhalefet partilerine karşı sadece ve sadece düşmanlık hukuku üzerinden yeni bir strateji başlattıklarını görüyoruz. Kendisi gibi düşünmeyeni, kendisine oy vermeyeni düşmanlıkla ifade eden, düşman şeklinde lanse eden bir iktidar var karşımızda. Ancak Türkiye halklarının da AKP’ye ve onun zihniyetine, onun anlayışına vereceği bir ders var elbette. İşte bu ders 31 Mart tarihinde sandıklarda olacaktır. Biz gücümüzü halkımızdan alıyoruz, biz gücümüzü kadınlardan ve gençlerden alıyoruz. Biz biliyoruz ki kadınlar, gençlerimiz, halkımız, barış isteyen ve demokrasi isteyenler, özgürlüklerden yana olanlar her zaman bizlerin yanındadır.

AB’ye girişin tek yolu demokratik yollarla çözüm süreçleri başlatmaktır

Evet, bugün Türkiye’yi getirdikleri hale bakıyoruz. Bugün Türkiye’de adaletten, hukuktan, demokrasiden bahsetmek mümkün değil. İşte dün Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giriş müzakerelerini reddetmesini Türkiye’nin geldiği durumu değerlendirerek görmek istiyoruz. Avrupa Birliği’ne girişin yolları elbette ki demokratikleşmeden geçer. Demokrasiyi yok ederseniz, demokratik siyaset yapanları cezaevine koyarsanız, barış isteyenleri cezalandırırsanız, işte o zaman Avrupa Birliği’nin kapılarını kapatmış olursunuz. Avrupa Birliği’ne girişin tek yolu demokratik yollarla çözüm süreçlerinin başlamasıdır, demokratik adımların atılmasıdır; Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın serbest bırakılmasıdır.

Ama bugün yine özellikle Kürt sorununda, Alevi toplumunun sorunlarında, kadınların yaşadığı sorunlarda tek bir adım atılmazken, her gün yeni yeni suçların ortaya çıktığını görüyoruz. Gün oluyor Kürtlere düşman kesiliyor, gün oluyor Alevilere, gün oluyor kadınlarımıza düşman kesiliyor. Ancak biz her şeye rağmen bu ülkenin toplumsal barışının ve halklarının bir arada yaşamasının elbette mümkün olacağını biliyoruz. İşte bunun için yola çıktık, bunun için çalışıyor ve çaba sarf ediyoruz. Her şeye rağmen, bu yaklaşıma rağmen, bu ülkeye barışı da demokrasiyi de özgürlükleri de bizler getireceğiz; sizler getireceksiniz!

Açlık grevleri kritik aşamadadır

Sizlere Leyla Güven’i bir kez daha hatırlatmak isterim. Hakkari Milletvekilimiz, kadın yoldaşımız Sevgili Leyla Güven bugün 127 gündür bedenini açlığa yatırmış. Onunla birlikte birçok cezaevinde, parti temsilcilerimiz Sebahat Tuncel’in, Selma Irmak’ın ve dışarıda Dilek Öcalan’ın, Tayyip Temel, Murat Sarısaç ve Dersim Dağ’ın sürdürdüğü açlık grevleri devam etmektedir. Bugün bu açlık grevleri kritik bir aşamaya gelmiştir. Bu ülkeyi yönetenler, hükümet kendi çıkardığı yasaları bile uygulamamaktadır. Bedenini açlığa yatıran arkadaşlarımızın talebi meşru, haklı ve yasal bir taleptir. Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması içindir.

İnsanlarımız yaşamını yitirmeden talepleri yerine getirilsin

Tecrit bir insanlık suçudur ve bu ülkenin kendi çıkarmış olduğu yasaları uygulamaması bile kendisiyle çelişen, suç işleyen bir zihniyetin göstergesidir. Açlık grevinde olan arkadaşlarımızın talebi bugün milyonların talebidir. Bu haklı ve meşru talebi sahiplendiğimizi ve bu tecridin bir an önce kaldırılmasını bir kez daha talep ediyoruz. Çok geç olmadan, insanlarımız yaşamlarını yitirmeden bu talebin mutlaka dikkate alınması gerekiyor. Buraya yakın cezaevlerinde açlık grevi direnişlerini sürdürmekte olan arkadaşlarımızın aileleri de aramızda. Onlara da sevgilerimizi iletiyoruz. Talebiniz talebimizdir diyoruz. Bu tecridi mutlaka ama mutlaka kıracağız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Akdeniz’i yüksek bir oy ile alacağız

31 Mart tarihi önemli bir tarihtir. Akdeniz Belediyesi’nin de bu seçim döneminde 31 Mart tarihine kadar bir seferberlik ruhuyla çalışmasını ve buradan yüksek bir oyla kazanmasını bekliyoruz. Akdeniz halkı her zaman dik durmuştur. Bir kez daha 31 Mart tarihinde bu iradesini, bu kararlılığını ve dik duruşunu ispat edecektir. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz.

O belediye sizindi bir kez daha sizin olacak

Kadın yoldaşlarımız sandıklara sahip çıkın. Öyle bir oy oranı alalım ki AKP sandıklardan hırsızlık yapmaya cesaret bile edemesin, ellerini bile süremesin! Buna asla müsaade etmeyelim. İşte bunun için çalışacağız, kazanacağız ve başaracağız. Bütün başarılar, bütün kazanımlar sizlerin olacak. Siz halkımızın ve yoldaşlarımızın olacak. O belediye sizindi. Bir kez daha sizin olacak! Hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum. O kazanımları altında Akdeniz halkının imzası olacak. Yolunuz ve yolumuz açık olsun. Serkeftin hevalno. Başarılar diliyorum. Kazanacağımıza yürekten inanıyorum. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum başarılar diliyorum.

 

14 Mart 2019

Etiketler : #Pervin Buldan