Buldan: 23 Haziran’da kazanırsak bu ülkeye barış, demokrasi ve özgürlük gelecek

Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan, Iğdır’da bayramlaşma ziyaretinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. HDP İl Örgütü’nde konuşan Buldan şunları söyledi: 

Ben de öncelikle hepinizin Ramazan Bayramını kutluyorum. Bu bayramın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ramazan Bayramı'nın barışa, demokrasiye ve özgürlüklere vesile olmasını diliyorum. Uzun süredir bayramları hep buruk geçirdik. Uzun süredir bayramlarda bir araya gelmeye bile korktuk. Halkımızla bayramla programlarımızı hep ertelemek durumunda kaldık. Çünkü geçmiş bayramlarda hep hüznü, acıyı, gözyaşını, yaşadık ve yaşanan olaylar nedeniyle bayramları hiçbir zaman bayram tadında kutlayamadık. 

Tecrit Türkiye’nin tamamının sorunudur 

Bu bayram biraz daha farklı bir bayram oldu. Bu bayramda özellikle Leyla Güven başta olmak üzere cezaevlerinde binlerce insan, bedenini tecride karşı açlığa yatırdı. Sadece açlık grevleri değil, aynı zamanda ölüm oruçları ile bir eylem ve etkinliğe yatırdılar. Umut ettiler, direndiler, mücadele ettiler ve kazandılar. Ben sizin şahsınızda Leyla Güven başta olmak üzere direnen bütün arkadaşlara buradan selam ve sevgilerimi gönderiyor ve özellikle onların bayramını kutluyorum. Tecrit bir insanlık suçudur, tecrit izole etme, halktan koparma ve bir köşeye sıkıştırma yöntemidir. Tecrit uzun süredir Türkiye’de var olan ve gittikçe Türkiye’nin her yerine yayılan, dalga dalga toplumu ve Türkiye halklarını etkisi altına alan bir yönetim anlayışı haline gelmiştir. Her zaman söyledik bir kez daha ifade etmek isteriz. Tecrit sadece Kürtlerin sorunu değildir, tecrit yanı zamanda Türkiye halklarının ve Türkiye toplumunun bir sorunudur. Tecrit sadece İmralı’da değil, Türkiye’nin her yerine yayılmıştır. 

Bugün Türkiye cezaevleri barış isteyen insanlarla doludur

Bunu şuradan biliyoruz ki tecrit ile birlikte 2015 yılından beri ağzını açan herkes, barışı ifade eden, demokratik siyaset içinde olan herkes, barış ve demokrasiyi ifade eden herkes bir şekilde cezalandırılmıştır. Bugün Türkiye cezaevleri barış isteyen insanlar ve demokrasi talep eden insanlarla doludur. Milletvekilinden akademisyenine, gazetecisinden yönetici ve partili arkadaşlarımız herkes bugün cezaevlerinde rehin tutulmaktadır. Bugün Türkiye’nin en önemli gündemi tecrit ile birlikte cezaevleri meselesidir. Cezaevlerinde binlerce insanın olması, Türkiye’nin demokrasi meselesinde nereye geldiğinin göstergesidir. Demokrasinin olmadığı ülkelerde ve Türkiye’de olduğu gibi özellikle cezaevlerinde binlerce insanın tutuklu olduğunu görebilirsiniz. 

İmralı’da ne zaman görüşmeler yapılsa ülkede huzur ve barış rüzgarları esiyor

Bu dünyanın hiçbir yerinde böyle değildir, sadece Türkiye’de böyledir. Buna rağmen cezaevlerinde de olsalar, dışarıda da olsalar barışı ve demokrasiyi isteyenler hiçbir zaman geri adım atmamışlardır, mücadelelerini yükseltmişlerdir. Bunun içindir açlık grevleri ile insanlar tecridi kırmış İmralı’ya gidiş gelişler başlamıştır. Biz başından beri şunu ifade ediyoruz. İmralı’da ne zaman görüşmeler yapılsa ülkede huzur, barış ve umut vardır, barış rüzgarları esmektedir. Ne zaman tecrit varsa bu ülkede, İmralı’da Sayın Öcalan’ın avukatları ile görüştürülmediği süreçlerde umutsuzluk ve farklı bir hava vardır. Bunun için diyoruz ki tecrit mutlaka kaldırılmalıdır evet, bir adım atılmış avukatlar ve aileler İmralı’ya gitmeye başlamıştır. Bir nebze de olsa tecrit kırılmıştır. Bu tecridin bir daha asla Türkiye gündemine gelmemesi ve tamamıyla ortadan kalkması için, açlık grevinde olan arkadaşlarımız başta olmak üzere biz HDP’liler, Kürt halkı, Türkiye toplumu bunu gündemimizden çıkarmayacağız. 

Iğdır tercihini bir kez daha HDP’den yana kullandı

Bizler bugün bir arada bayramı kutlarken aynı zamanda geçmişte yaşadıklarımızı ve geleceğe dair görüşlerimizi de ifade ediyoruz. Bir seçim süreci gerçekleştirdik her birlikte ve Türkiye halkları bir tercih yaptı. Bunun içinde en önemli tercihlerden birini de Iğdır halkı yaptı. Uzun süredir Iğdır Belediyesi’ni HDP’li belediye eşbaşkanlarımız yönetiyor, bir kez daha Iğdır halkı 31 Mart’ta kendi tercihlerini HDP’den yana kullandı. Bu demokrasi havasını Iğdır’dan başlatarak tüm Türkiye’ye yaymak istediler. Biz biliyoruz ki, demokrasi Iğdır’da gerçekleşecek olan belediye hizmetleri ile hem Iğdır’a hem Türkiye’ye yayılacaktır. Iğdır Belediyesi Iğdır’da yaşayan halklar arasında hiçbir zaman ayrım yapmamıştır. Iğdır’da yaşayan Kürtleri, Türkleri, Azerileri, Terekemeleri kim olursa olsun aynı hizmeti herkese götürmeye çalışmışlardır.  31 Mart’ta yapılan bu tercihe karşı seçilen belediye eşbaşkanlarımız Iğdır halkını mahcup etmeyecek, aynı hizmet anlayışı ve aynı yaklaşımla hizmet götüreceklerdir. Burada hepimizin sorumluluğu vardır. 

Iğdır’da bize kaybettirmek için her türlü oyun oynandı

31 Mart seçimlerinde Iğdır genelinde bize kaybettirmek için her türlü oyun oynandı. Burada bütün partiler birleştiler ve HDP karşısında tek bir aday gösterdiler. Buna rağmen Iğdır halkı tercihini HDP’den yana kullandı. Ben bir kez daha tüm Iğdır halkına teşekkürlerimi sunuyorum, tercihlerinden dolayı kendilerini kutluyorum ve bundan mahcup olmayacaklarını ve Iğdır Belediyesi’nin her türlü hizmetlerinden yararlanacaklarını ifade etmek isterim.

HDP sayesinde AKP kaybetti

Şimdi 31 Mart’ı geride bıraktık. Biz 31 Mart’ta şöyle bir stratejiyi önümüze koymuştuk; kayyımları göndereceğiz, Türkiye’nin batısında da AKP’ye kaybettireceğiz demiştik ve bunu başardık. Kayyımları geri gönderdik, Türkiye’nin batısında HDP sayesinde AKP kaybetti. Şimdi sırada 23 Haziran seçimleri var. AKP sadece İstanbul’da değil Ankara, Mersin, İzmir, Adana’da da kaybetti. AKP bütün metropollerde kaybetti ve bu da HDP’nin sayesinde oldu. HDP’nin stratejisi ile birlikte AKP’nin kaybedişi ve demokrasi güçlerinin kazanması Türkiye’de yeniden bir umudun yeniden üçüncü yolun var olduğunu gösterdi HDP.  

HDP’nin olmadığı bir ülkede demokrasi ve özgürlüklerden bahsedilemez

Evet bizler 31 Mart seçimlerinde Türkiye halklarına şunu gösterdik. HDP üçüncü yoldur ve bir alternatiftir. “HDP’nin olmadığı Türkiye’de demokrasi ve özgürlüklerden bahsedilemez” dedik. Bunu hayata geçirdik. O dönemde Iğdır’dan aday gösterdiğimiz, İstanbul’dan aday göstermediğimiz için Recep Tayyip Erdoğan “siz nasıl bir partisiniz, İstanbul’dan aday göstermediniz” diye bizi hedef gösterdi. Biz İstanbul aday göstermedik ama Recep Tayyip Erdoğan’a hatırlatmak isteriz ki AKP de Iğdır’dan aday göstermedi. Ancak aramızdaki fark şudur. Biz aday göstermediğimiz yerlerde demokrasi güçlerine kazandırdık ama siz aday göstermediğiniz yerlerde kaybettiniz ve kaybetmeye devam edeceksiniz.

23 Haziran’da kazanırsak demokrasi ve barış gelecek 

Bir barış, bir demokrasi, bir kardeşlik yolu açılmıştır bu dönemde. Bu havayı bir kez daha solumanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz.  23 Haziran’dan hemen sonra bir kez daha demokrasi güçlerinin kazanması ile birlikte bu ülkeye demokrasi, barış ve özgürlükler gelecektir. Bunu da Türkiye’deki demokrasi güçleri gerçekleştirecek. Bunu Türkiye’de barış, özgürlük, demokrasi ve kardeşlik isteyenler başaracak. Buna yürekten inanıyorum. Sizden özel bir ricamız var. İstanbul’da 23 Haziran’da yapılacak olan seçimlerde siz de elinizden geleni yapın. İstanbul’da yaşayan akrabalarınızdan, dostlarınızdan sandığa gitmelerini rica edin. Bu bizim için önemlidir. İstanbul’da binlerce Iğdırlı, Serhedli hemşehrimiz var, onlara ulaşabilmenin yolu buradaki Iğdırlı hemşehrilerimizden geçer. Çok az bir zaman var, 23 Haziran’da herkese ulaşacağız. Herkesi sandığa göndereceğiz ve bir kez daha başaracağız bir kez daha kazanacağız. Hepinizin bayramını kutluyorum. 

7 Haziran 2019

Etiketler : #Pervin Buldan