Aydın ve yazarlardan partimize ziyaret: HDP olmadan demokrasi mücadelesi veremezsiniz

Aydın ve yazarlardan partimize ziyaret: HDP olmadan demokrasi mücadelesi veremezsiniz

Aralarında Gençay Gürsoy, Rıza Türmen, Baskın Oran gibi isimlerin bulunduğu yazar ve aydınlardan oluşan bir heyet Meclis Grubumuzu ziyaret ederek Eş Genel Başkanımız Sezai Temelli, Parti Sözcümüz Saruhan Oluç, Grup Başkanvekilimiz Ayhan Bilgen ve Diyarbakır Milletvekilimiz Necdet İpekyüz ile bir araya geldi.

Bir saat süren görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada şunlar söylendi:

Sezai Temelli:

Savaşın ve tecritin sona ermesi için ortaklaşılmalıdır

Kendilerine bu ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Çok önemli katkılar sundular. Bu katkılardan ziyadesiyle yararlanacağız. Birlikte Türkiye’nin sorunlarını konuştuk. Türkiye’nin birinci sorunu demokrasi sorunudur. Bugün Türkiye giderek bir diktatörlük rejimine doğru evrilmektedir. Bir hukuk devletinden, bağımsız bir yargıdan bahsetmek mümkün değildir. Yargı sisteminin nasıl adaletsizlik üreten bir mekanizma haline geldiğini hepimiz görüyoruz. Bu gidişata bir dur demek için, Türkiye’nin özgürleşmesi ve demokratikleşmesi konusunda tartışmalarımız sürüyor.

Bu sabah buraya gelen hocalarımla, arkadaşlarımla da bu sorunu konuştuk. Türkiye demokratikleşme konusunda adım atamadığı sürece hiçbir sorununa çözüm üretemeyecektir. Sadece Türkiye açısından değil bu konu aslında küresel bir meseldir. Ortadoğu ve Suriye açısından da böyle değerlendirmek mümkündür. Bugün bu iktidar savaştan beslenmekte ülkeyi adeta bir savaş girdabı içinde tutmaktadır. Diğer taraftan Türkiye içinde de Kürt düşmanlığı üzerinden bir savaş zulüm ve şiddet siyaseti devam etmektedir. Tüm bunların, savaşın ve tecritin sona ermesi açısından Türkiye halkları, sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri ortaklaşmalıdır, yan yana gelmelidir, birlikte bu sorumluluğunun gereğini yerine getirmelidir.

AKP-MHP blokunun geriletilmesi Türkiye demokrasisi açısından kritik önemdedir  

31 Mart’ta yerel seçimler gerçekleşecek. Bugün demokrasi sorunundan bahsediyorsak, Türkiye’de demokrasi konusunda gelişmelerin sağlanmasını istiyorsak bu yerel seçimleri böyle değerlendirmek gerekir. 31 Mart’ta yerel seçimlere giderken biz Kürt illerinde kayyumları süpüreceğimizi, yerel demokrasiyi hayata geçireceğimizi söyledik. Bu konuda çok önemli adımlar attık. Son yaptığımız halk oylamaları bir demokrasi şöleniydi, halkın iradesini ortaya koydu. Bu iradeye sahip çıkarsak 31 Mart’ta çok güçlü bir gelişme söz konusu olacaktır. Türkiye’nin batısında da AKP - MHP ittifakını geriletmek önceliğimizdir. Bu konuda tüm muhalefete, emek ve demokrasi güçlerine, sivil toplum örgütlerine, sendikalara çağrı yapıyoruz. AKP-MHP blokunun geriletilmesi Türkiye demokrasisi açısından kritik önemdedir. Bu anlamıyla buluşmalarımız, ortaklaşmamız, bizim üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmemiz Türkiye, Ortadoğu ve dünya açısından büyük bir önemdedir. Başka bir dünya ve başka bir Türkiye mümkün diyoruz. Bu ziyaret vesilesi ile hocalarıma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Baskın Oran:

Bu toplantıdan son derece mutlu ve umutlu olarak ayrılıyoruz  

Türkiye açısından, özellikle Türkiye demokrasisi açısından olmazsa olmaz bir unsur olarak selamladığımız HDP’yi ziyaret ettik. Bu toplantıdan son derece mutlu ve umutlu olarak ayrılıyoruz. Çünkü iki noktada toplayabileceğim bir amaç var, birincisi Türkiye’nin bugüne kadar sağladığı gelişmişlikle bağdaşmayan bir tek adam yönetimi var ve bu seçimlerde bu tek adam yönetiminin artık devam edemeyeceğinin sinyallerinin verilmesi lazım. İkincisi bunun yapılabilmesi için doğuda demokratların HDP’yi desteklemesi lazım, batıda da HDP oylarının ziyan olmaması lazım. Batıda da HDP’nin böyle bir çok rasyonel aritmetik hesap yaptığını, yapacağını görmüş bulunuyorum. Bu açıdan bu toplantıdan çok mutlu ve umutlu ayrılıyorum. Türkiye demokrasisi açısından. HDP’yi de bu tutumu için bütün kalbimle tebrik ediyorum

Rıza Türmen:

HDP olmadan demokrasi mücadelesi veremezsiniz 

Burada bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye’ye baktığımızda siyasetin ilginç bir görünüşü var. 6 milyon oy almış, Türkiye’nin 3. büyük partisi, siyasetten dışlanmak isteniyor. Bu Türkiye’de siyasete ağır bir darbe vuruyor. Türkiye’de siyasetin etkinliğini ortadan kaldırıyor. Bunu önlemek lazım. Burada bulunmamızın önemli bir nedeni böyle bir gelişmenin önünü kesmek, HDP’nin, Türkiye’nin bütün diğer siyasi partileri gibi meşru bir Türkiye partisi olduğunu göstermek. İkincisi Türkiye’de bir demokrasi mücadelesi vermek zorundasınız. Türkiye’de demokrasi mücadelesinde HDP’nin çok önemli bir rolü var. HDP olmadan demokrasi mücadelesi veremezsiniz. HDP kurulmakta olan mücadele ağının önemli bir düğümü. HDP’nin siyasetin içinde olması verilecek demokrasi mücadelesinin etkinliği ile de ilişkili. Bir başka neden, bu yerel seçimlerde birlikte hareket etmenin önemi artık anlaşılmış durumda. Birlikte hareket edilecekse HDP’nin de bu birlikteliğin içinde yer alması başarı ile çıkmanın, Türkiye’deki otoriter, totaliter rejime son vermenin bir başlangıç noktası olması buna bağlı. Toplantıdan elde edindiğim izlenim çok olumlu bir izlenimdi. HDP’nin ortaya koyduğu anlayış Türkiye demokrasisi açısından çok önemli bir anlayıştır.

Soru: Abdullah Öcalan için yapılan açlık grevi gündemi sizce yerel seçim öncesi HDP’nin Türkiye partisi olmasına gölge düşürüyor mu?

Baskın Oran: Bunun Türkiye partisi olmasına gölge düşürmekle bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Herkes gibi ben de bir ideoloji sahibiyim ama benim için en değerli şey insan hayatıdır. Yavaş intihar anlamına gelen açlık grevi benim için çok üzücüdür ama açlık grevi yapanı değil onu açlık grevi yapmaya itmeye tenezzül edenleri kınamak lazım. 

Açlık grevleri Abdullah Öcalan'ın tecrit koşullarını protesto için yapılıyor. Yalnız Öcalan kim?Öcalan 2013 yılının Nisan ve Mayıs aylarında bugünkü iktidarın işbirliği yaptığı, Kürt barışı projesini başlattığı insan. Eğer bu suçsa kim suçludur gerisini anlayın...

Soru: AİHM’in Demirtaş kararının uygulanmadığı bir süreç ile karşı karşıya bırakılıyoruz. Türkiye sizce Avrupa Konseyi kurucusu ve imzacısı olarak bu kurucu ve imzacılık tutumundan ne kadar uzaklaşmış durumdadır?

Rıza Türmen: Demirtaş kararı önemli bir karardır. AİHM’in kararının 18. maddesinin üzerinde durulması gerekir. Orada Demirtaş’ın tutukluluğunun siyasi nedenlerle olduğu ifade edilmiştir. Kararı önemli yapan başka bir şey daha var, karar açıklanınca Türkiye’de yetkililer bu kararı tanımayacağını açıkladı. Bu Türkiye’de hukuk devletinin ne ölçüde var olduğunun tescilidir. Fakat başka bir şey daha yapıldı bu karara ilişkin. Sayın Demirtaş’ın başka bir davası büyük bir hızla onaylandı ve 5 yılın altında ceza verildi ki temyize gidilemesin. Bu şekilde AİHM kararı etkisiz hale getirilmek istendi, oysa AİHM’in kararı şu idi: “derhal serbest bırakın.” Demirtaş tutuklu değil mahkum hale gelince karar uygulanamaz hale geldi. AİHM 2. Daire'nin verdiği karar büyük daireye gittiği ve yine aynı yönde karar çıktığı taktirde o zaman diğer kararlar bakımından emsal teşkil edecek bir nitelik kazanacak. 

Soru: Başka partilerle görüşmeleriniz olacak mı?

Baskın Oran: Fikirlerimizi kamuoyu ile de partilerle de paylaşmak istiyoruz. 

17 Ocak 2018