‘Üç Fidan’ mücadelemize ışık tutuyor...

Adalet duygusu körelmiş bir sistemin işlediği hukuk cinayetinin üzerinden 42 yıl geçti. 1972 yılının 6 Mayıs gününden bu yana Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümlerinin yarattığı acı yüreklerimizden bir an bile silinmedi.

42 yıl önce Meclis’te Süleyman Demirel önderliğinde ‘evet’ diyerek kalkan o 273 el, Üç Fidan’ı darağacına gönderdi. El kaldıranların ve ürkekçe suskun kalanların isimleri tarihe kara harflerle yazıldı; asker-sivil bürokratlar, savcılar, hakimler, politikacılar affedilmedi.

Denizlerin, Yusufların, Hüseyinlerin isimleri milyonların yüreğinde yaşamaya devam etti. Üç Fidan’ın özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesindeki dik duruşları ve dirençleri, ‘Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği’ haykırışları hiç unutulmadı.

Onların yiğit ruhu ve devrimci direniş mirası halkların mücadelesinde her gün yeniden yeşeriyor. Onların hedeflediği ve bizlerin de yıllardır mücadelesini sürdürdüğü demokratik, özgür ve eşit bir Türkiye özleminden ve halkların eşit koşullarda yaşaması amacından vazgeçmemek; başta Denizler olmak üzere devrim, demokrasi ve özgürlük mücadelesi için yaşamını yitirenlerin anısına sahip çıkmanın en doğru yoludur.

6 Mayıs, baskıya, sömürüye ve zulme karşı öfkenin tazelendiği bir gündür. Türkiye’deki halkların mücadele birliğini, demokrasi ve özgürlük mücadelesini ortaklaştırma, yükseltme ve güçlendirme günüdür.

Üç Fidan’ın ve o dönemin en önemli tanıklarından biri olan Denizlerin avukatı ve ağabeyi Halit Çelenk’in isimleri milyonların yüreğinde ve zihninde yaşamaya devam edecek. Onların başı dik duruşlarını daima hatırlayacağız. Hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.


HDP Merkez Yürütme Kurulu
6 Mayıs 2014