Ankara Gar Katliamı davasında kamu görevlileri korundu ve kollandı

Hukuk Komisyonu Sözcümüz Ayşe Acar Başaran'ın, Ankara Gar Katliamı Davası'na ilişkin açıklaması:

Barış talebi ile Türkiye'nin her köşesinden yola çıkan binlerce yurttaş, 10 Ekim 2015 günü Ankara Garı'nda toplanmıştı. Saat 10.04'te peş peşe patlayan iki bomba ile 103 kişi katledildi, 500'den fazla kişi yaralandı, binlercesi hayatları boyunca unutmayacakları tramvalar ile tanıştı.

Gar Katliamı göz göre göre geldi. Katliamı yapan canlı bombalardan Yunus Emre Alagöz'ün kardeşi Abdurrahman Alagöz Temmuz 2015'te Urfa'nın Suruç ilçesinde 33 yurttaşın yaşamını yitirdiği, 100'den fazla yurttaşın yaralandığı intihar saldırısını gerçekleştirmişti. Gar Katliamı sanıklarının bazıları, Diyarbakır ve Suruç katliamlarının da failleri idi. Önlenebilecek bu saldırı bilerek ve isteyerek önlenmedi. 

Katliamın yapılacağına dair istihbarat raporları sorumlu kamu görevlilerine iletildiği halde, failleri yakalamaya veya saldırıyı durdurmaya yönelik hiçbir şey yapılmadı. Yetkili isimler göz göre göre gelen bu katliama göz yumdular. 

Yargılananlar arasında sorumlu tek bir kamu görevlisi dahi yoktu. Tutuksuz yargılanan failler firariydi. Dosyaya yönelik kapsamlı bir araştırma yapılmadı ve delil toplanmadı. Savcı apar topar mütalaa vermeye zorlandı. Dava Sıhhiye Adliyesi'nden Sincan Adliyesi'ne kaçırıldı. Bütün bunlar AKP yargısının gerçek adalet peşinde olmadığının göstergeleridir. 

Miting alanındaki yol aramasının bombacıların alana girişinden sonra yapılması; mitinge gelen araçların durdurulmaması ve aranmaması; GBT yapılmaması da görev ihlalinin açık göstergeleriydi. Bombaların patlamasının akabinde polislerin yaralı insanlara gaz sıkması, sağlık görevlilerinin ise görevlerini yerine getirmemesi açıkça insanlık ihlaliydi. 

Yargılama sürecinde faillerin savunmaları ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güzellemeler dizmeleri, tutuklu yargılanmalarını eleştirmeleri ile kan donduran cinsten oldu. 19 sanıklı davada, savcı mütalaasına rağmen yalnızca 10 kişiye ağırlaştırılmış müebbet verilirken, kalan sanıklara çoğu alt sınırdan olmak üzere hafif cezalar verilmiştir. 

Avukatların talep ettiği "insanlığa karşı suç" kapsamında cezalandırma talebi ise kabul edilmeyerek, firari olan sanıkların zaman aşımı ödülü ile birkaç yıl sonra ortaya çıkmalarının önü açılmış, katliamın asıl planlayıcılarının ileride yargılanmasının önüne geçilmiştir. 

İktidar ve güdümündeki yargı, Türkiye'nin en kanlı saldırısı olarak tarihe geçen Gar Katliamı'nda 2015'ten bugüne asıl sorumluları yargı önüne çıkarmaktan imtina edip, davanın vahametini basitleştirmiştir. 

Bugün, 3 Ağustos 2018'de,  Ankara'da katledilen 103 yurttaş, yaralanan 500'den fazla insan ve aileleri için adalet çıkmamıştır.


Ayşe Acar Başaran
HDP Hukuk Komisyonu Sözcüsü
ve Batman Milletvekili
3 Ağustos 2018

Etiketler : #Ayşe Acar Başaran